KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/18052 E., 2018/12011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı vekili ve davalılar vekilince temyiz edilmiş, davalı ... Uygulama Taah. San ve Tic. A.Ş vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.12.2018 Salı günü davacı vekili Av. ... ve davalı ... Uygulama Taah. San ve Tic. A.Ş vekili Av. ... ve davalılar ... Mad. San. Tic. Ltd. Şti, ..., ..., .... ... vekili Av. ... geldi. İlişkili kişi ... . ve Mermercilik San. Tic. Ltd. Şti tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlular ..., ... ve ... hakkında yaptıkları takiplerin semeresiz kaldığını, borçluların ... ve Mermercilik San. Tic. Ltd. Şti hisselerini 07.12.2011 ve 27.12.2011 tarihlerinde davalı ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti'ne, anılan şirketinde bu hisseleri 17.09.2013 tarihinde davalı ... Uygulama Taah. San ve Tic. A.Ş'ne ve davalı ...'a devrettiğini, devredilen kişi ve şirketler ile borçlular arasında ilişki olduğunu belirterek, davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ... ve ... Madencilik ve Mermercilik San. Tic. Ltd. Şti vekili, borçlular ile ...
Madencilik ve Mermercilik San. Tic. Ltd. Şti arasında bağlantı olmadığnı borçluların hisselerini ihtiyaç nedeni ile sattıkların, satışlarda bir olağanüstülüğün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin hisseleri dava dışı ... satın aldığını, ... ise borcu karşılayacak taşınmazlarının davacı bankaya ipotekli olduğunu, hisse devirlerini aile içindeki dengeleri bir arada tutmak için yapıldığını müvekkelinin mal kaçırma amacının olmadığını belirtmiştir.
Davalı ... Uygulama Taah. San. ve Tic. AŞ vekili, müvekkilinin diğer davalılar ile bir bağlantısının olmadığını, alacaklı ile ilişkilerini bilmesinin mümkün olmadığını, hisse satış bedelinin banka aracılığı ile ödendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı borçlular ile davalılar 3. kişi ve 4. kişi şirket ve kişilerin ve şirket ortaklarının önceden beri birbirlerini tanıdıklarını, aralarında kısmen akrabalık da bulunduğunu, 3 ve 4. kişi davalıların, borçlu davalıların ekonomik durumunu bilebilecek durumda oldukları, davaya konu tasarrufların, alacaklıların yapacakları takipleri semersiz bırakmak amacı ile yapıldığının ve tasarrufların muvazaalı yapıldığının anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar ..., ..., ..., ..., ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ve ... Uygulama Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 277 ve de vamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve borçlu adreslerinde yapılan hacizlerde borca yeterli mal varlığı bulunmadığından haciz tutunaklarının İİK'nun 105.madde kapsamında aciz belgesi niteliğinde olmasına, davalı borçlu ...,... ve ... ait taşınır ve taşınmaz malların borcu karşılamaya yeterli olmadığı gibi diğer borçluların mal varlığının bu davada dikkate alınmasının da mümkün bulunmamasına göre davalılar ..., ..., ..., ..., ... Madencilik San. Tic. Ltd. Şti ve ... Uygulama Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tasarrufun iptali davasının amacı davacı alacaklının yaptığı takiplerdeki alacağı temin etmek amacı ile iptal edilen tasarruf üzerinde haciz ve satış isteme yetkisinin verilmesidir. Öte yandan HMK'nun 297/ 2.fıkrasına göre hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı alacaklı borçlu ... hakkında ... ( ...) .İcra Müdürlüğü'nün 2013/28027 sayılı dosyasından, borçlu ... ve ... Hakkında ... .İcra Müdürlüğü'nün 2013/19839 ve 19838 sayılı dosyalarından takip yapmış olduğundan herbir borçlu yönünden takip dosyalarının belirtilmediği gibi hangi borçlunun hangi tasarrufunun iptal edildiği de net olarak belirtilmediğinden infazda kuşku ve tereddüt yaratılması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne varki, bu husustaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/18052, K. 2018/12011, 11 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama