KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/8856 E., 2018/3568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin kullandığı bisiklete davalı sürücünün tam kusurla çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekilleri, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile 661,98 TL iş gücü kaybı bedeli, 1.086,05 TL tedavi gideri bedeli, 255,00 TL dershane ücreti olmak üzere toplam 2.003,03 TL tazminatın ve 8.000,00 TL manevi tazminatın 18/09/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2015 yılı için 2.080,00 TL'dir.Temyize konu karar, davacı için hükmedilen 2.003,00 TL maddi tazminat tutarı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56.(eski BK 47) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/8856, K. 2018/3568, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama