KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2015/9405 E., 2015/10182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İstanbul(Kapatılan) 31.Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 20/02/2013
- Numarası
- 2011/53-2013/26
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar Sunal ve Nurhan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu Sunal hakkında takipler başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve hakkınndaki takipleri sonuçsuz bırakmak için dava konusu taşınmazların bir kısmını annesi Nurhan'a, diğer taşınmazlarını da davalılar E. Ö. ve Muharrem'e devrettiğinden bu tasarrufların iptali istemi ile iki ayrı dava açmış, mahkemece davalar arasında irtibat bulunduğundan birleştirme karar verilmiştir.
Davalı borçlu ve Nurhan vekili, satışların gerçek olduğunu haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılarda, ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde taşınmazları rayiç bedelleri üzerinden satın aldıklarını belirterek ödemelere ilişkin yazılı belgelerini sunmuşlardır.
Mahkemece, davalı Nurhan yönünden davanın kabulüne, diğer davalıların taşınmazları rayiç bedelleri üzerinden satın aldıkları ve kötü niyetli olduklarının ispatlanmadığından bahisle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar Sunal ve Nurhan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Sunal ve Nurhan'ın tüm, davacı veklinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Birleşen davada davalı Emine lehine hükmedilecek vekelet ücretinin, takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu taşınmazın tasarruf (satış) tarihindeki değerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Somut olayda takip konusu alacak miktarı dava konusu taşınmazın satış tarihindeki rayiç (greçek) değerinden yüksek olduğu anlaşılmıştır. Buna göre taşınmazın gerçek değeri 95.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedelmesi gerektiği halde davacı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi hatılıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9405, K. 2015/10182, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama