KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/11796 E., 2019/5299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 18.08.2012 tarihinde davalılardan ...'ün, sevk ve idaresindeki araçla müvekkilinin kullandığı bisiklete çarparak davacının ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, kazaya karışan aracın davalı ... AŞ tarafından sigortalandığını belirterek maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve ayrıca 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini yükseltmiştir.
Davalı ... AŞ vekili ile davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,maddi tazminat davasının kabulü ile, 11.678,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile ; 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde ve uzman bilirkişi raporundaki kusur
oranının hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları ve davacıdaki meydana gelen yaralanmanın niteliği de gözönünde tutularak, TBK'nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/11796, K. 2019/5299, 30 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama