KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/16312 E., 2019/8515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin 18/08/2012 tarihinde yolcu olarak araca binmek için sağ arka kapıyı açtığını ve sağ elinin aracın sağında bulunan ve aniden hareket eden davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı sürücü ... 'nın kullandığı aracın kasasına sıkıştığını, bunun sonucunda el kemiklerinde kırılma olduğunu ve önemli ölçüde hasar meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi (tüm davalılardan), 35.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ...'dan) kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre göre, davacının davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulüne, 35.000,00-TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 18.08.2012 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda davacının %9.1 oranında sürekli malul kalması, kusur durumu, kaza tarihi (18/08/2012) gibi hususlar dikkate alındığında davacı için hükmedilen 35.000,00 TL manevi tazminatın miktarı bir miktar fazla olup hakkaniyet ve adalete uygun düşmediğinden, manevi tazminat hükmünün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/16312, K. 2019/8515, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama