KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/16497 E., 2019/7191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davacıların murisi ...'un çiftçilik yaptığından Denizbank A.Ş. ile sürekli iş ilişkisi içerisinde olduğunu, bu krediler nedeniyle bankaya gittiğinde banka memurunun imzalamasını gereken tüm evrakları imzaladığını, imzaladığı evraklar içerisinde kredi çektiği Denizbank A.Ş ile aynı holding içerisinde bulunan Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş. ye ait hayat sigortası evraklarının da mevcut olduğunu, müvekkiline imzalanmasını söylenen yerleri imzaladığını geri kalan boşlukları banka memuru tarafından doldurulduğunu, ...'un 08/06/2012 tarihinde solunum yetmezliğinden vefat ettiğini beyanla şimdilik 72.000,00 TL sigorta teminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müteveffanın poliçeyi imzalarken rahatsızlığıyla ilgili yanlış beyanda bulunduğunu, bu nedenlerle davalı müvekkilinin tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, sigortalı tarafından poliçe başlangıç tarihinden önce mevcut rahatsızlıkları sözleşmenin akdi esnasında müvekkil şirkete bildirilmediğini, açıklama yapmadığını, doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; murisin hayat poliçesinin tanzim edildiği tarihte ölümüne neden olan rahatsızlığı bildiğinin Adli Tıp Raporu ile anlaşılması, murisin imzalı beyanından anlaşıldığı üzere krediyi kullanırken ölümüne neden olan rahatsızlığını beyan etmemesi (gizlemesi) nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/16497, K. 2019/7191, 10 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama