KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/19055 E., 2019/8696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, 16.10.2010 tarihinde ... plakalı araç ile ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davalı ... tarafından sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını belirterek şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, 21.192,39 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışında sair temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vekili; 20/10/2016 tarihli temyiz dilekçesi ile kazaya karışan taraflar ... ile ... arasında düzenlenmiş ve davacı ... tarafından da imzalanmış olan 03.01.2011 tarihli ibraname sunmuştur. Söz konusu ibranamede "Ben ... olarak, ... ile anlaşarak aracımı ...'e devrettim.. Artık benden maddi
ve manevi hiç bir talepleri olmayacak, benden şikayetçi olmayacaklardır. Ben ..., kazaya karışan benim aracımda bulunan ..., ... vd tüm zararlarımıza karşılık ...'in aracını ... üzerine aldı" denilmiştir.
Mahkemece davalı ... tarafından sonulan ibraname çerçevesinde davacının zararına karşılık ibraname içeriğinde açıklanan ... tarafından alınan araç karşılığında yapılan bir ödemenin olup olmadığı araştırılarak hesaplanan tazminat tutarından tenzil edilmesi gerekip gerekmediği tartışılıp sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/19055, K. 2019/8696, 30 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama