KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/2823 E., 2018/7398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 28 ve 33 nolu parselleri 13.03.2013 tarihinde harici satış sözleşmesi ile satın alıp bedelini ödediği halde, daha sonra davalı kardeşi ...'a sattığını belirterek, bu satışın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, taşımazın bedeli ödenerek iyiniyetli olarak satın alındığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... aynı yönde savunma yaparak davacının taşınmazı anne ve babasından kiralayarak kullandığını belirtmiştir.
Mahkemece, tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı Türk Medeni Kanunu'nun 706.maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 213.m, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri) gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmacağı ve satın alana herhangi bir hak bahşetmeceği, Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartı olduğu, bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır” şeklinde
açıklandığı ve bu nedenle davacı tarafın resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemeceği ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/2823, K. 2018/7398, 5 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama