KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/1306 E., 2019/12338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 28.05.2012 tarihinde, müvekkillerinin nikahsız birlikte yaşadığı eşi/çocukları olan ...'ın, belirlenemeyen bir aracın çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, asıl davada nikahsız eş için 1.000,00 TL, birleşen davada davacı anne ve baba için ayrı ayrı 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 25.04.2016 tarihinden taleplerini, asıl davada nikahsız eş için 50.102,57 TL'ye, birleşen davada anne için 7.926,86 TL'ye, baba için 6.582,64 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulü ile asıl davada nikahsız eş için 50.102,57 TL'nin, birleşen davada anne için 7.926,86 TL ve baba için 6.582,64 TL'nin 23.06.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükme karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen EK-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2017 yılı için 41.530,00 TL'dir.
Birleşen davada, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat miktarları itibariyle temyize konu edilen karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1/6/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin birleşen dava yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin asıl dava yönünden temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/1306, K. 2019/12338, 23 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama