KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/3959 E., 2020/4402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa'dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü
-K A R A R-
Davacı vergi idaresi vekili, davalıların murisi ...’nın vergi borcu nedeni ile 6183 sayılı Yasa uyarınca takip yaptığını, takibin seresiz kaldığını, murisin 10.08.2010 tarihinde, dava konusu taşınmazı ölünceye kadar bakma akti ile davalı kızı Havvana’ya bıraktığını belirterek, bu tasarrufun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının aciz belgesi sunmadığını, işlemin ivazlı olarak yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 6183 Sayılı Kanunun 27. maddesi "Amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmayanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür." hükmünü, 28. maddesi ise "Yirmi yedinci maddenin tatbiki bakımından aşağıdaki tasarruflar bağışlama hükmündedir: 1- Üçüncü dereceye kadar (bu derece
dahil) kan hısımlarıyla, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar, 2- Kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler, 3- Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler." hükmünü amir olduğu,
anılan maddeler uyarınca dava konusu taşınmazın ölene kadar bakma akdi ile devrine yönelik işlemin bağışlama hükmünde olup, dava konusu tasarrufun vergi borcuna ilişkin olduğu 2007 yılından sonra ve ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru 2 yıl içinde gerçekleştiğinden, davaya konu tasarruf işleminin 6183 Sayılı Kanunun 27 ve 28. maddeleri uyarınca iptale tabi olduğunu, 3. kişi yararına yapılan tasarruf tarihine kadar doğmuş ve kesinleşmiş olan vergi borcunun ulaştığı 14.795,91 TL miktar ile sınırlı olarak iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/3959, K. 2020/4402, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama