İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/509 K.2020/3973

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2018/509Karar2020/3973Tarih24 Haziran 2020Okuma4 dk · 734 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2018/509 E., 2020/3973 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

734 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle; davanın İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkin olduğu, bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkün olduğunu, somut olayda davalı ...'e dava dilekçesinin tapu sicil müdürlüğünde yazılı olan adresine tebliğe çıkarıldığını ancak adreste yazılı olan “Gazi Sokak” bulunmadığı gerekçesiyle tebligatın iade edildiğini,

yapılan araştırmada da Gazi Sokak'ın olmadığı bildirildiği halde yeniden aynı adreste tebligat yasasının 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığını, adı geçen 3. kişi konumundaki davalının duruşmalara katılmadığını, yargılamanın yokluğunda devam ettirilip sonuçlandırıldığı,

gerekçeli kararın da aynı şekilde tebliğ edildiğini ve böylece 6100 sayılı HMK.'nın 27. (1086 sayılı HUMK.nun 73.) maddesine aykırı biçimde davalının savunma hakkının kısıtlandığını, bu nedenle davalı ...'e duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliği, savunmasına ilişkin delillerin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru bulunmadığından bahisle kararın bozulması gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, toplanan delillere göre davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.

Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.

Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

Mahkemece gerekçeli kararda; davaya konu satışın 16.04.2004 tarihli kredi sözleşmelerinden sonra ancak kat ihtar tarihi olan 17.02.2006 tarihinden yaklaşık 2 yıl önce gerçekleştiği, satış tarihinde davalı ...'nın borçlarının banka tarafından kat edilmediği, borçluların borçlarını ödeyip ödemeyeceğinin belli olmadığı bir dönemde satın alınmış olması nedeniyle davalı ...'in borçlunun borçlarını bilecek durumda olmadığı ve dolayısıyla satış işleminin alacaklılara zarar vermek kastı ile yapıldığının ispatlanamadığı, davanın İİK 284 madde gereğince beş yıllık hakdüşürücü süreye tabi olmadığı ve İİK 278/2 maddesinde öngörülen iki yıllık süre de geçmiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.

Somut olayda; davacı, 16.04.2004 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı borçlu Hüseyin aleyhine İstanbul 13. İcra Müdürlüğü 2006/6997 (yeni 2008/19588 Esas) sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, 01.12.2008 tarihli kat’i aciz belgesinin olduğu, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulü 06/07/2004 tarihinde 600 YTL bedel ile davalı ...’e devrettiği anlaşılmıştır.

Mahkemece dinlenen davalı ...’in kardeşi olan tanık ...’in; diğer davalı ile birlikte sanayi içinde çalıştıklarını, kendilerinin elektrik işi ile uğraştığını, davalı ...’in de derici olduğunu, elektrik işlerini kendilerine yaptırdığını, araları iyi olduğundan taşınmazın fiyatında da anlaştık diye beyanda bulunmasının davalıların önceden beri birbirini tanıdıklarının kanıtı olduğunu, mahkemenin ise bu durumu göz ardı ederek İİK 280. maddesine göre borçlunun mali durumunu bilebilecek kişilerden olması gerektiği hususuna değinmemiş olması ve yine mahkemece, davanın İİK 280/1-son maddesi kapsamında,

5 yıllık süreye tabi olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken İİK 278/2 maddesinde öngörülen iki yıllık süre bu maddeye göre iptal edilmesi için getirilmiş süre olup bu sürenin geçmiş olduğu gerekçe yapılarak davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.

2-Ayrıca mahkemenin, borcun doğum tarihi olarak 16.04.2004 tarihli kredi sözleşmesinin tarihini değil de kat ihtar tarihi olan 17.02.2006 tarihini dikkate alarak karar vermesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/509, K. 2020/3973, 24 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/509
Karar No
2020/3973
Tarih
24 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/510 K.2020/4750
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/514 K.2020/3664
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/520 K.2020/2207
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/526 K.2020/5128
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/530 K.2020/1974
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/532 K.2020/3319

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.