İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/708 K.2020/3260

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 10.03.2020 Salı günü davacılar vekili Av. ... ile davalı ... vekili…

Esas2018/708Karar2020/3260Tarih9 Haziran 2020Okuma7 dk · 1.442 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2018/708 E., 2020/3260 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.442 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 10.03.2020 Salı günü davacılar vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldi. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili ile davalı ... vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerinden kaynaklanan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair hüküm davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’nce incelenmiş, netice itibarı ile istinaf istemi kabul edilerek bu kez davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararın da davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

1-6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı ve bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu madde gereğince anılan karar istinaf yasa yoluna tabi olmayıp, değişiklikten önceki HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Yasa yolu adının yanlış gösterilmesi ona istinaf hukuki vasfını kazandırmayacaktır.

Anılan yasal düzenleme gereği dosyanın incelenmesinde;

Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasında yargılama sırasında verilen ihtiyati tedbir ile ilgili karar Dairemizin 10.3.2014 tarih 2014/3047 Esas 2014/3356 Karar sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Bu halde ilk derece mahkemesinin 20.10.2016 tarihli kararın temyiz incelemesinin Yargıtay tarafından yapılması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’nin 20.12.2017 tarih ve 2017/56 Esas 2017/1594 sayılı kararının yok hükmünde olduğu, devamında verilen karar ve yapılan işlemlerin de geçersiz olduğu anlaşıldığından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’nin anılan kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine ve ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu davanın reddine dair kararın temyiz incelemesine geçildi.

2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Davacılar vekili, müvekkillerinin borçlu ... aleyhine ayrı ayrı takip yaptıklarını, takiplerin sonuçsuz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava dışı şahıslardan olan alacaklarını davalı ...'e temlik ettiğini, anılan şahsın bu temlik gereği alacaklar için Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2013/18110 ve 18081 sayılı dosyalarından takibe geçtiğini belirterek, temlikin iptali ile belirtilen takip dosyalarından alacaklarını tahsil etme yetkisinin verilmesini, daha sonradan Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2013/18110 sayılı dosyasındaki alacak tahsil edildiğinden bedelinin davalı üçüncü kişiden tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin borçludan alacağı olduğunu, bu nedenle aleyhine takip yapıldığını ancak hacze kabil malının olmadığını, bunun üzerine Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/676 sayılı dosyasındaki alacağını 21.09.2012 tarihinde temlik ettiğini, aslında bu temlikin önce davacılara teklif edildiğini, kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir.

Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.

Mahkemece, davalı üçüncü kişinin borçludan 660.086,85 TL alacaklı olduğunu bu alacağına karşılık, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi alacağı 20.000,00 TL, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi alacağı 50.000,00 TL protokole göre 300.000,00 TL, (15/10/2012 vadeli 130.000,00 TL, 30/10/2012 vadeli 130.000,00 TL, 15/11/2012 tarihli 40.000,00 TL bedelli 3 adet çek karşılığı) ayrıca 300.000,00 TL ödeneceği, bu durumda protokole göre davalı ...'e vaad edilen toplam borcun 670.000,00 TL olduğu alacak ve borç arasında dengesizlik olmadığı,

ayrıca davacı tanığının davalılar arasında sadece ev alışverişi olduğunu öncesine ait ticari ilişki olmadığını, temlikten önce davacılar ile davalıların görüştüğünü temlike muvafakat verildiğinin belirtildiği, davalı ...'in diğer davalı ...'dan satın aldığı ev nedeniyle alacaklı durumunda olduğu, borçlunun ekonomik durumunu bilecek konumda olmadığı,

ekonomik durumu bilse üzerinde ipotek olan ve başka borçların teminatı konumundaki evi satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların kendi beyanlarında da davalı ..., ...'dan alacaklı olduğunu, sırf İsmail'in borcuna öncelik verilmiş olması tasarrufun iptalini gerektirmeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.

Bu davalardan amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir.

Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281).

Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı).

Genelde denilebilir ki, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması ve davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması gerekir.

Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.

Öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

Somut olayda, dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacı ...'in alacağının 09.08.2012 ve 10.08.2012 keşide tarihli çeklerden doğduğu, borçlu hakkındaki takibin kesinleştiği, 22.01.2013 tarihli haciz tutanağının İİK'nun 105. maddesi kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, davanın süresinde açıldığı, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olduğu; davacı ...'ün alacağının 10.08.2012 keşide tarihli çekten doğduğu, borçlu hakkındaki takibin kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu, 17.09.2012 ve 19.06.2014 tarihli haciz tutanaklarının İİK'nun 105. maddesi kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu,

davanın süresinde açıldığı, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olduğu; dolayısıyla dava ön koşullarının gerçekleştiği sabittir.

Davalı borçlu ile üçüncü kişi, borçlunun davalı ...'in çocuklarına sattığı evin bedelinin ödenmesine rağmen, evin borçlunun bir başka alacaklısının yaptığı takipteki ihalede satılması nedeni ile borçluya ödenen paranın iadesi için temlikin yapıldığını ileri sürmektedir. Ancak bahse konu taşınmaz borçlu tarafından 15.05.2012 tarihinde üçüncü kişi İsmail'in çocukları ...'e satılmıştır. Dava dışı üçüncü kişinin çocukları olan ... 1988 –...

1991 doğumlu olup satış tarihinde reşit oldukları, satıştan sonra borçlu hakkında Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2012/11035 sayılı dosyasından takip yaptıkları dosya içeriğinden sabittir. Bu halde bedeli ödenen evin teslim edilmemesi nedeni ile yapıldığı iddia edilen temlikin evi satın alan ...'e yapılması gerekirdi. Davalı ... ile borçlu arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından dava konusu temlikinde dayanağı bulunmamaktadır.

Kabule göre ise, dosya kapsamından taşınmaz satışı nedeni ile borçluya ödenen bedel dekontlardan 13.05.2012 tarihinde 250.000,00 TL, 15.05.2012 tarihinde 150.000,00 TL, 25.05.2012 tarihinde de 235.000,00 TL olmak üzere davalı borçluya banka aracılığıyla toplam 635.000,00 TL ödeme yaptığı, 17.5.2012 tarihinde 15.344,00 TL, 17.06.2012 tarihinde de 15.452,00 TL ipotek bedeli olarak İş Bankasına toplam 30.796,00 TL ödeme yaptıkları,

davalı üçüncü kişinin çocukları tarafından davalı borçluya taşınmazla ilgili olarak banka aracılığı ile 665.796,00 TL tapu kaydındaki 151.000,00 TL olmak üzere toplam 816.796,00 TL ödeme yapılmasına bu miktar alacağa rağmen, davalı ...'dan toplam 1.800.000,00 TL'lik senet aldıkları ve bunun 1.000.000,00 TL'lik kısmı için takip başlattıkları, bunun dışında yine borçlusu ... kefili annesi ... olan alacaklısı ... olan 750.000,00 TL meblağlı senetin de davalı ... tarafından takibe konulduğu,

davalı ... ve çocukları ...'e borçlu ... tarafından verilen senetlerin toplamının 2.550.000,00 TL olduğu ayrıca, aynı borçlu tarafından davalı 3.kişiye 300.000,00 TL'lik çek ve dava dışı 20.000,00 TL'lik temlik olmak üzere toplam 3.570.000,00 TL ödemenin kararlaştırılması hayatın olağan akışına uygunda olmayıp, İİK'nun 280/1. maddesi gereğince, üçüncü kişinin borçlunun alacaklılarını ızrar kastı ile mal kaçırma amacını bildiği veya bilmesi gerektiğinin kabulü ile de iptali gerekir.

Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacıların davasının kabulü gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 20.12.2017 tarihli kararının KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 2.540,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'e verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e geri verilmesine 09/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/708, K. 2020/3260, 9 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/708
Karar No
2020/3260
Tarih
9 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/717 K.2020/1765
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/747 K.2020/1793
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/747 K.2020/12996
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/755 K.2020/1852
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/772 K.2020/2861
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/781 K.2020/3247

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.