KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/28137 E., 2016/7754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında katılan ... ... karşı hakaret ve tehdit suçlarından verilen kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanığın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunma eylemini bir kez yapmanın yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda ise, sanık ile katılanın facebook hesaplarından aynı gün 02.50 ile 04.07 saatleri arasında karşılıklı olarak birbirlerine mesaj gönderdiklerinin anlaşılması karşısında, sanığın ne şekilde sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile hareket ettiği açıklanmadan, yetersiz ve yerinde olmayan gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/28137, K. 2016/7754, 14 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama