KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/31771 E., 2017/4963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, tehdit, yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın adli sicil kaydında daha önce hapis cezasına mahkum edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki tehdit suçundan kurulan hükmün bozulmasını isteyen 3 numaralı düşünceye katılınmayarak yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen katılanlar ...,... ve ...'e yönelik yaralama, katılan ...'e yönelik hakaret, katılanlar Semra Çetin ve ...'e yönelik tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış, sanığın “hayatını mahvedeceğim” şeklindeki sözünün, TCK 'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun maddesinin 2. cümlesi uyarınca hüküm kurulmuş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/31771, K. 2017/4963, 3 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama