İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /18. Ceza Dairesi

YARGITAY · 18. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/7570 K.2019/4151

KARAR Tehdit ve sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümle, 125/1, 29/1 (iki kez) ve 52/2. (iki kez) maddeleri uyarınca 1.340,00 Türk Lirası ve 440,00 Türk Lirası adli para…

Esas2018/7570Karar2019/4151Tarih4 Mart 2019Okuma8 dk · 1.570 kelime

KÜNYE

18. Ceza Dairesi 2018/7570 E., 2019/4151 K.

Karar tarihi
4 Mart 2019
Konu
Finans Hukuku

Karar Detayı

1.570 kelime·8 dk okuma

KARAR Tehdit ve sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümle, 125/1, 29/1 (iki kez) ve 52/2. (iki kez) maddeleri uyarınca 1.340,00 Türk Lirası ve 440,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının aynı Kanun’un 58/7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2016 tarihli ve 2015/809 esas, 2016/681 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre. 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. maddesinde tehdit suçunun suç tipi olarak iki bölümde düzenlendiği, hayat, vücut ve cinsel dokunulmazlıklara yönelen tehdit suçunun suç ile malvarlığı veya sair kötülük edileceğinden bahisle yapılan tehdit suçunun ayrı olarak yaptırıma bağlandığı, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik öncesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamı dışında olduğu,

ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun ise uzlaşma kapsamında olduğu, somut olayda mahkemenin tehdit ifadesi olarak kabul ettiği "sen bittin, sana orospuluğun kralını yaşatacağım, göreceksin, tamam senin sonun geldi artık" ifadelerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümlede düzenlenen tehdit suçunun oluşturduğu anlaşılmakla, suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümlesi gereği mahkûmiyet hükmü kurulmasında, 2- Anılan Mahkemece tehdit suçunun vasfının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. maddesinde düzenlenen suç olarak belirlenmesi karşısında,

sanığa isnat edilen tehdit ve hakaret eylemlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılmakla, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde, 3- Sanığın adlî sicil kaydında hükme esas alınabilecek herhangi bir kaydının bulunmadığı anlaşılmakla, şartları oluşmadığı hâlde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında, Kabule göre de.

1- Mükerrir olan sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçları nedeniyle hakkında uygulanan 5237 sayılı Kanun’un 125/1 ve 106/1-2. cümle maddelerinde hapis veya adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesindeki “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezası hükmolunur.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak seçimlik ceza olarak adli para cezası belirlenerek neticeten adlî para cezasına hükmedilmesinde,

2- Sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi karşısında Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde, 3- 5237 sayılı Kanun'un 129/1. maddesinde yer alan “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” şeklindeki hüküm ile hakaret suçlarına özel tahrik düzenlemesi yapıldığı,

somut olayda Mahkemece sanığın hakaret fiilini, katılanın haksız eyleminden dolayı tahrik altında işlediğinin kabul edilmesine rağmen, yapılan haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesi yerine, aynı Kanun'un genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanmasında, İsabet görülmemiştir.” denilmektedir.

I- Olay: Şüpheli hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekinin şikayeti üzerine TCK'nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit ve TCK'nın 125/2. maddesinde düzenlenen hakaret suçundan cezalandırılması istemi ile iddianame düzenlenerek Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesine sunulduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında TCK'nın 125/1, 29/1, 52/2-4, 58, 106/1-2. cümle, 29/1, 52/2-4, 58 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair hükümler kurulduğu,

kurulan hükümlerde öngörülen cezaların miktarları itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduklarından Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. II- Hukuksal Değerlendirme: A- Tehdit suçunun vasfı açısından.

5237 sayılı TCK’nın 106/1. maddesinde tehdit suçunun suç tipi olarak iki bölümde düzenlendiği, hayat, vücut ve cinsel dokunulmazlıklara yönelen tehdit suçu ile malvarlığı veya sair bir kötülük edileceğinden bahisle yapılan tehdidin ayrı olarak yaptırıma bağlandığı, somut olayda mahkemenin tehdit ifadesi olarak kabul ettiği, “sen bittin, sana orospuluğun kralını yaşatacağım, göreceksin, tamam senin sonun geldi artık” ifadelerinin TCK'nın 106/1-1. cümlede düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu halde suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK'nın 106/1-2. cümlesi gereği mahkumiyet hükmü kurulması, B- Haksız tahrik kurumu açısından.

Hakaret suçlarında özel tahrik hükümleri içeren TCK'nın 129. maddesinin 1. fıkrası: “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmünü içermektedir.

Genel bir tahrik hükmü olan TCK'nın 29. maddesi ise: “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

İncelenen somut olayda, mahkemece hakaret suçundan mahkum edilen sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulüyle, TCK'nın 29/1. maddesi uyarınca cezasından 1/4 oranında indirim yapıldığı ve sanığın neticeten 1340 TL adli para cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir.

Ancak yapılan haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK'nın 129. maddesi yerine, aynı Kanunun genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması, hukuka uygun görülmemiştir. C- Uzlaştırma müessesesi açısından. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve devamı maddelerinde düzenlenen uzlaştırma müessesesinde 24/11/2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Yasa ile köklü değişiklikler yapılmıştır.

6763 sayılı Kanun 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.

6763 Sayılı Kanun ile değişiklik öncesi şikayete bağlı suçlar ile şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç olmak üzere TCK'nın 86.maddesi), taksirle yaralama (TCK'nın 89. maddesi), konut dokunulmazlığının ihlali (TCK'nın 116. maddesi), çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (TCK'nın 234. maddesi), ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (TCK'nın 234. maddesi, dördüncü madde hariç) ve özel kanunlarda uzlaşmaya tabi olduğu belirtilen suçlar uzlaşmaya tabi suçlarken,

bu genel kuralın istisnası olarak da soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa da etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar uzlaşma kapsamında değildi. Ana kuralın bir diğer önemli istisnası da uzlaştırma kapsamına giren bir suçun uzlaşma kapsamına girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi durumuydu ki, bu durumda da uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı yaptırım altına alınmıştır.

Ayrıca CMK'nın 254. maddesinde de: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253'üncü maddede belirtilen esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır.” hükmü düzenlenmiştir.

Bu madde de 6763 sayılı yasa ile: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

CMK'nın hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi başlıklı 225. maddesinde ise: (1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. (2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Düzenlemeleri yer almaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şüpheli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan vasıflandırma nedeni ile uzlaşmaya tabi olmayan hakaret ve tehdit suçlarının, kovuşturma aşamasında tehdit suçunun mahkemece vasfının TCK'nın 106/1-2. maddesinde düzenlenen suç olarak belirlenmesi ve suçun da hüküm tarihindeki düzenlemeye göre takibinin şikayete bağlı olduğundan uzlaşmaya tabi suçlardan olduğu, dolayısıyla bu suçla birlikte işlenen ve kendi başına zaten uzlaşmaya tabi olan hakaret suçunun da uzlaşmaya tabi hale geldiği,

mahkemenin nitelendirmeden sonra yukarıda belirtilen CMK'nın hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 254. maddesinin atfı ile 253. maddedeki esas ve usullere göre uzlaşma teklifinde bulunması gerekirken, bu durumun gözetilmeyip, yazılı şekilde hükümler kurması, D- Tekerrür müessesesi açısından.

5237 sayılı TCK'nın “suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesinde; “(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.

(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.

(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur. (4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz.

Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. (5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz. (6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir.

Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. (7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir...” hükümlerine yer verilmiştir.

İncelenen somut olayda. 1- Sanığın adli sicil kaydının tetkikinde, tekerrüre esas alınabilecek geçmiş hükümlülüğünün bulunmamasına rağmen sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde tekerrür hükümlerinin uygulanması, 2- Adli para cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı kuralına aykırı olarak, sanığa hükmedilen netice adli para cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanması,

3- TCK’nın 58/3. maddesinde: “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.” hükmüne aykırı olarak sanığın tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğünün olduğu kabul edilip sanık hakkında seçimlik ceza öngören sair tehdit ve hakaret suçlarında sanık hakkında adli para cezalarının seçilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle.

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1- Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında, Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2016 tarihli ve 2015/809 esas, 2016/681 sayılı kararının, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri bakımından, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak üzere, BOZULMASINA, 2- Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 04/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
18. Ceza Dairesi
Esas No
2018/7570
Karar No
2019/4151
Tarih
4 Mart 2019
Konu
Finans Hukuku

İlgili Rehberler

  • MASAK & Hesap Bloke Savunması
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep

İlgili Kararlar

  • 18. Ceza Dairesi — Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/2164 K.2018/5983
  • 18. Ceza Dairesi — Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/1455 K.2018/11050
  • 18. Ceza Dairesi — Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/6841 K.2017/15004
  • 18. Ceza Dairesi — Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/5344 K.2017/11444
  • 18. Ceza Dairesi — Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4689 K.2019/11113
  • 18. Ceza Dairesi — Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4373 K.2018/538

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.