KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/8082 E., 2010/14894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, zemin kattaki sığınak ve depoların işgal edilerek işyerine dönüştürüldüğünden söz edilerek ortak yere el atmanın önlenmesi ve kat malikleri kurul kararının iptali istenilmiştir. Davanın kabulüne ilişkin karar davalı ... tarafından temyiz edilmiş, mahkemece temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin verilen, bu karar da davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve duruşma istemi pul yokluğu nedeniyle reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemenin davanın esası ile verdiği kararı davanın taraflarına tebliğ ettirmek ve bunun için gerekli masrafları ödemenin davacı tarafın görevleri arasında olduğu düşünülmeden, geri çevirme kararında adı geçen davalılara mahkeme kararının tebliğ ettirilmesi yükümlülüğünün kararı temyiz etmiş olan davalı ...’a yüklenmesi, verilen sürede tebliğ işlemini yaptırmadığı gerekçesiyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi doğru olmadığından 07.09.2009 günlü kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde ;
Davacı vekili dava dilekçesinde, zemin kattaki sığınak ve depoların davalı ... tarafından işgal edilerek işyerine dönüştürdüğünden sözederek ortak yere elatmanın önlenmesi, davalının tahliyesi ve dava konusu yerin kiraya verilmesine ilişkin kat malikleri kurul kararının iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre kat malikleri kurulu kararlarının iptali davalarında husumetin karara olumlu oyları ile katılan tüm bağımsız bölüm maliklerine yöneltilmesi gerekir. Mahkemece karara olumlu oyu ile katılan kat maliki ...’in davaya dahili ile taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/8082, K. 2010/14894, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama