KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/1885 E., 2012/4616 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, isim tashihi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve davacı vekilinin duruşma istemi konu itibarıyla reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin nüfus kütüğünde "..." olarak yazılı bulunan adının "Şah ..." olduğunu, geleneksel tüm toplantılarda ve çevresinde bu isimle anılıp bilindiğini ileri sürerek nüfus kütüğündeki adına Şah adının da eklenmesini ve Şah ... olarak kayıtların düzeltilmesini istemiş, mahkemece 2590 Sayılı Yasa ile lakap ve ünvanların kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2590 Sayılı Efendi, Bey, Paşa Gibi Lakap Ve Ünvanların Kaldırılmasına Dair Kanunun 1. maddesi ile Ağa, Hacı, Hâfız, Hoca, Molla, Efendi, Bey, Beyefendi, Paşa, Hanım, Hanımefendi ve Hazretleri gibi lakap ve ünvanlar kaldırılmış olup "Şah" kelimesi ise yurdumuzda bugüne kadar bir ünvan olarak değil salt ad olarak kişiler tarafından tercih edilmiş ve kullanılmıştır. Bu ad genel olarak tek başına değil, başka isimlerin önüne getirilmek suretiyle kullanılmaktadır.
2590 Sayılı Kanun lakap ve ünvanlarla ilgili olup şah kelimesi bu Yasa kapsamına girmemektedir. Şah kelimesinin ad olarak kullanılmasında yasal bir engel bulunmadığına göre, davacının tüm delilleri toplanıp iddia ettiği gibi Şah ... olarak çevrede tanınıp bilindiğini kanıtladığı takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/1885, K. 2012/4616, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama