KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/276 E., 2012/1135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Asıl dava ve ıslah dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 69.944,00 TL borçtan; davacı ...'un 27.036,57 TL, davacı ...'un 3.529.27 TL ve davacı ...'un 30.067,05 TL borçlu olmadıklarının tespiti istenilmiştir. Birleşen dava dilekçesinde, davacı ... vekili, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 25.331,54 TL alacağın sarf tarihinden itibaren faiziyle birlikte kefillerin sorumlulukları kefalet limiti ile sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde, davacı ...'un Kara Harp Okulu öğrencisi iken 30.06.2005 tarihinde öğrencilikten ayrıldığını, bu eğitim nedeniyle 69.944,00 TL borç tahakkuk ettirildiğini, istenen bu borcun 5.100,00 TL’sinden davacıların borçlu olmadıklarının tespitini istemiş; mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 03.06.2008 tarihli kararı ile bozulmuş, yargılama sırasında davacılar vekili 19.03.2010 günlü ıslah dilekçesi ile,
davacı ...'un 27.036,57 TL, davacı ...'un 3.529,27 TL ve davacı ...'un 30.067,05 TL borçlu olmadığının tespitini istediğini belirtmiştir. ... vekili 19.03.2010 günlü dava dilekçesi ile yükümlü davalı ...’a öğrenim giderleri nedeniyle yapılan 25.331,54 TL masrafın sarf tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, bu dava asıl dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, davacı ...'un 27.036,57 TL, davacı ...'un 3.529,27 TL ve davacı ...'un 30.067,05 TL borçlu olmadığının tespitine ve birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1- Asıl dava (menfi tespit davası) yönünden;
Yargıtay'ın 04.02.1948 günlü İçtihatları Birleştirme Kararına göre hükmün Yargıtay'ca bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni tahkikat sırasında ıslah yapılması mümkün değildir. Dava açıldıktan sonra mevzunda, sebebinde ve delillerde vs. hususlarda usule müteallik olmak üzere yapılmış olan yanlışlıkları bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmek olanaklı ise de araştırma ve muhakeme bitip, iş karara bağlanıp hüküm Yargıtay'ca bozulduktan sonra, davacının (yargılamada ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) HUMK.nun 84. maddesi hükümlerinden faydalanması ve davayı ıslah etmesi mümkün değildir. Bu bağlamda mahkemece, verilen kararın Yargıtayca bozulmasından sonra ıslah yapılamayacağı düşünülmeden ıslah talebi kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,
2- Birleşen dava (alacak davası) yönünden;
Davalıların borcu yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa hükümlerine göre yeniden belirlendiğinden; taraf vekilleri yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi gerekir. Bu sebeple; mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6000 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girmemiş olsaydı davaya konu asıl alacağın red ve kabul edilecek miktarları bilirkişiye hesap ettirilip bu miktarlar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/276, K. 2012/1135, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama