KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/9057 E., 2012/9610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ...'a kayyım tayin edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kayyım adayı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, sulh hukuk mahkemesinde görülmekte olan tapu iptali ve tescil davasında davalı konumundaki tapu kayıt maliki ...'ın mirasçılarından ...'ın adresi tespit edilemediğinden kendisine tebligat yapılması ve davada temsili için kayyım atanmasını istemiştir. Kayyım adayı ilçe mal müdürü vekili; ...'ın sağ ve muhtemel mirasçılarının belli olduğunu, hazinenin menfaatinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Erzincan-... Köyü 101 ada 28 parseldeki taşınmazın tapuda 1/2 hisse ... ile 1/2 hisse ... adlarına kayıtlı olduğu, tapu maliki ...'ın ise 12.02.1991'de öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi ile aralarında ...'ın da bulunduğu altı çocuğunun kaldığı, söz konusu taşınmazın tapusunun iptali ile ... adına tescili için Kemaliye Sulh Hukuk Mahkemesine 2010/109 Esas sayılı dava açıldığı, bu davada mirasçı ...'a adresi belli olmadığı gerekçesiyle tebligat yapılamadığı, bu kişinin haklarının korunması için kayyım tayin edilmesi istendiği, adı geçen kişinin nüfus kayıtlarında sağ olduğu ancak açık adresinin tespit edilemediği anlaşılmıştır.
Kayyım adayı ilçe mal müdürü vekili hazinenin menfaatinin bulunmadığını bildirmiştir. Bu durumda 3561 sayılı yasa koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan tapu iptali davasında adresi araştırmaya rağmen tespit edilemeyen mirasçı Mehmet'e ilanen tebligat yapma olanağı mevcuttur. Buna göre kayyım atanmasını gerektiren haller bulunmadığından isteğin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/9057, K. 2012/9610, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama