KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/9383 E., 2012/10250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar dava dilekçesinde, davalılar ile hissedar oldukları 2922 ada 28 parselde ortaklığın giderilmesini istemişler, mahkemece üzerindeki muhdesat ile açık arttırma suretiyle satışına karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Satış yolu ile ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina vs. gibi muhdesat varsa bunlar 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddesi uyarınca arzın mütemmim cüzü (bütünleyici parçası) sayıldığından arzla birlikte satışına karar verilmelidir.
Bunların bir kısım paydaşa aidiyetine ilişkin tapuda şerh veya mahkeme kararı varsa bu konuda tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir.
Oran kurulurken muhdesatların ve arzın dava tarihi itibarıyla ayrı ayrı değerleri tesbit edilerek ve bu değerler toplanıp taşınmazın tüm değeri saptandıktan sonra bulunan değer, muhdesat ve arzın değerine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibarıyla ne kadarının muhdesata, ne kadarının da arza isabet ettiği belirlenmelidir.
Satış bedelinin dağıtımında, bulunan bu yüzde oranlar gözönünde tutularak muhdesata isabet eden kısmın sadece muhdesat sahibine veya payları oranında sahiplerine, arza düşen kısım da yine payları oranında tüm paydaşlara verilmelidir.
Davalılar yargılama aşamasında taşınmaz üzerindeki muhdesatta (bina) davacıların hiçbir hakkının olmadığını, davalıların her birinin bağımsız bölümleri fiilen ve bağımsız olarak kullandıklarını iddia ettiklerine göre bu iddialarını ispat açısından varsa muhdesatın aidiyetine ilişkin mahkeme kararı, tüm paydaşların ittifakını gösteren belge vs. gibi delilleri toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/9383, K. 2012/10250, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama