KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/11137 E., 2013/13295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
232 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ...'ün kısıtlanması istenilmiştir. Mahkemece kayyım atanmasına karar verilmiş, hüküm itiraz eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı, kısıtlanması istenilen babası ...'ün 1923 doğumlu olduğunu, alzheimer rahatsızlığının olduğunu, kızı .... tarafından mallarının satılmak istendiğini belirterek Türk Medeni Kanunu'nun 405 ve devamı maddeleri uyarınca kısıtlanmasını istemiş,mahkemece yönetim kayyımı atanmıştır.
Dosyada bulunan raporlardan kısıtlanması istenilende hafif kognitif bozukluk olduğu, yasal danışman atanması gerektiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde yönetim kayyımlığı, 429. maddesinde ise yasal danışmanlık hüküm altına alınmıştır. Bu düzenlemelerin hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.
Aynı Yasanın 403. maddesine göre kayyım belirli işleri görmek (temsil kayyımı,TMK 426) ya da malvarlığını yönetmek için (yönetim kayyımı, TMK 427) atanır. Kayyım atanmasında Türk Medeni Kanunu'nun 458. maddesi uyarınca fiil ehliyeti sınırlanmadığı halde, yasal danışmanlıkta fiil ehliyetine sahip olan kişinin korunması amacıyla fiil ehliyeti, yasada sınırlı olarak sayılan belirli konularda kısıtlanmaktadır.
Somut olayda ise 1923 doğumlu ...'ün kısıtlanması (fiil ehliyetinin sınırlanması) istendiğine, alınan raporlarda yasal danışman atanması gerektiği belirtildiğine göre yasal danışman atanması gerekirken, yazılı şekilde yönetim kayyımı atanması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/11137, K. 2013/13295, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama