KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/4704 E., 2013/5884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 36. maddesi uyarınca, tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 14.04.1977 tarih 473 yevmiye no'lu 105 cilt, 56 sahife, 10 sıra no'lu tapu kaydı ile iktisabına dayalı olarak mülga TEK Genel Müdürlüğü adına tescil edildiğini, 1982 yılında Kadastro Genel Müdürlüğü Mahalli Teşkilatı tarafından yörede yapılan kadastro uygulaması sonucunda mevcut tapunun mahalline uygulanmayıp maliye hazinesi adına tespit, sınırlandırma ve tescil yapıldığıni ileri sürerek, maliye hazinesi adına olan tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmazın müvekkili teşekkül adına tescilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
3402 sayılı Yasanın 12. maddesi "30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Kadastro müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları, kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda, davalıya ait dava konusu İstasyon Mahallesi 12 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1982 yılında yapılan kadastro uygulaması sonucu 09.06.1983 tarihinde davalı Maliye Hazinesi adına tapuya tescil edildiği anlaşıldığına göre 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/4704, K. 2013/5884, 9 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama