KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2014/20446 E., 2015/3237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, küçük ...'nin babasının davalı ... olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı ve aleyhine temyiz olunan davalı adına gelen olmadı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı ... ile evlilik dışı ilişkisinden 21.06.2009 doğumlu ...'nin olduğunu, çocuğun babasının davalı ... olduğunu ileri sürerek babalığın tespiti ile maddi tazminata hükmedilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 337. maddesinde evlilik birliğinin bulunmaması halinde velayetin anaya ait olacağı, 426/2. maddesinde ise yasal temsilci ile küçüğün menfaati çatıştığında küçüğe kayyım atanacağı, 301. maddesinde de babalık davasının, Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye, dava ana tarafından açılmış ise kayyıma, kayyım tarafından açılmış ise anaya ihbar edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davanın küçük Muhammed Ali'nin babasının davalı ... olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu ve ana tarafından açıldığı ancak davanın Cumhuriyet Savcısı ile Hazineye ihbar edilmeden ve küçüğe kayyım tayin ettirilmeden karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler dikkate alınarak mahkemece küçüğe kayyım tayin ettirilip davanın kayyım, Cumhuriyet Savcısı ve Hazineye ihbar edildikten sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik tahkikatla karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/20446, K. 2015/3237, 3 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama