KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/2043 E., 2015/1645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İzmir 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
- Suç
- Marka Hakkına Tecavüz
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Katılan vekilinin 21/04/2011 tarihli dilekçesinin temyize cevap layihası niteliğinde olduğu anlaşılmakla, temyiz iradesi bulunmayan katılan vekili hakkında tebliğnamedeki “temyiz isteminin reddine” ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nın 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı kanunun 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından katılanın marka hakkının ihlali suretiyle meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan katılanın tespit edilmiş bir zararı bulunmadığı gözetilmeden, mahkemece "zararın karşılanmadığı" gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de,
2- Uygulama maddesinde yer alan hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edildiği halde,adli para cezasının farklı gerekçeleri hüküm yerinde gösterilip tartışılmadan teşdiden tayini,
3- Sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde TCK'nın 53/4. maddesine aykırı olarak aynı kanunun 53/1. maddesinin uygulanması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/2043, K. 2015/1645, 20 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama