KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/4399 E., 2015/5239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 11 - 2013/190406
- Mahkemesi
- İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 26/03/2013
- Numarası
- 2011/844 (E) ve 2013/236 (K
- Suç
- 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Hüküm kurulmayan "defter ve belgeleri gizlemek'' suçundan açılan kamu davasına ilişkin olarak mahkemesince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılan sanığın, suçlamayı kabul etmeyerek faturaların gerçek faaliyet sonucu düzenlendiğini savunması, vergi inceleme ve tekniği raporunda işyerinde montaj tezgahı, iki adet sarım makinesi, bir adet kompresör, el aletleri ve az miktarda ticari emtia bulunduğu ve işyeri hacminin suça konu faturaları düzenlemek için yeterli olmadığının belirtilmesi karşısında;
gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi amacıyla öncelikle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesi gerektiği cihetle; adli emanette bulunan suça konu faturaların onaylı suretleri getirtilip incelenerek,
kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden satıcı ile alıcı arasında mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan sanığın işletmesine ait banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler olup olmadığının karşılaştırmalı inceleme yaptırılarak saptanması,
faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler dinlenerek sözü edilen faturaları kimden ve hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve bunlarla ilgili belgeler olup olmadığının sorulması ve sahte faturaları kullananlara ilişkin ne gibi işlem yapıldığı araştırılarak haklarında kamu davaları açılıp açılmadığı sorulup varsa celbiyle incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin dosyaya aktarılmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Sahte fatura kullanmak ve sahte fatura düzenlemek suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, kamu davasının "sahte fatura düzenlemek" suçundan açıldığı gözetilmeden gerekçede hem sahte fatura düzenlemek hem de sahte fatura kullanmak suçlarından bahsedilmek suretiyle çelişkiye neden olunması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/4399, K. 2015/5239, 7 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama