KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/1675 E., 2016/18248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 3628 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre,
Sanığın yokluğunda verilen hükmün son bildirdiği adresi yerine doğrudan mernis adresine 25/02/2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmesi usulsüz olup, sanığın öğrenme üzerine verdiği 06/03/2014 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek, gereği görüşülüp düşünüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nın 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Kanun'un 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir.
Somut olayda, katılan Maliye Hazinesinin dosyaya yansıyan maddi bir zararının bulunmadığı gözetilmeden, mahkemece hazine zararı giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- TCK’nın 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b- 5237 sayılı TCK'nın 51/7. maddesinde "hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin" belirtilmesi karşısında; mahkemece "denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde sanığın ertelenen cezasının tamamının infaz kurumunda çektirilmesine" karar verilmesi,
c- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 25/01/2010 yerine " 2011" olarak yazılması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/1675, K. 2016/18248, 18 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama