İçeriğe geç
AC
19. Ceza Dairesi Esas: 2016/6006 Karar: 2016/21452 Tarih: 2016

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/6006 K.2016/21452

19. Ceza Dairesi 2016/6006 E. , 2016/21452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 3628 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Şikayetçi ... vekilinin temyiz ist

Karar Özeti

19. Ceza Dairesi 2016/6006 E. , 2016/21452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 3628 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Şikayetçi ... vekilinin temyiz ist

Karar Detayı

19. Ceza Dairesi 2016/6006 E. , 2016/21452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 3628 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Şikayetçi ... vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede; Davadan suçtan doğrudan zarar görmesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunan ...na duruşma günü davetiyesi çıkarılıp tebliğ edilmek suretiyle bildirildiği, hazine avukatının ... yerine ... adına davaya katılma isteminde bulunduğu ve mahkemenin de istem üzerine ... davaya katılmasına karar verildiği, suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmayan davaya katılmasına karar verilmesinin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, gerekçeli kararın başlığında ihbar eden olarak ... yazıldığı, hazine avukatının hükümden haberdar olmak suretiyle hükmü ... adına temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir. ... davadan haberdar edilmesine karşın hüküm verilinceye kadar davaya katılma isteminde bulunarak katılan sıfatını kazanmaması nedeniyle hükmü temyiz hakkının bulunmadığından Hazine vekilinin ...ı adına yaptığı temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2) Sanıklar müdafiilerinin temyiz taleplerine yönelik incelemede; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, a) 3628 sayılı Kanun'un 4. maddesinde "Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Kanun'un uygulanmasında haksız mal edinme "sayılacağı belirtilmiş olup, suç tarihinin malların edinim tarihleri olacağı ve mal edinim tarihlerine göre zamanaşımı hususu da dikkate alınarak, sanıklara ve eşlerine ait maaş, ikramiye, ek ödeme gibi kamu görevlisi olduğu döneme ilişkin gelirler, hisse senetleri, hazine bonosu, döviz, ziynet eşyası, gayrimenkul (arsa, tarla ve daireler), banka hesapları, otomobil ve kira gelirleri gibi malvarlıklarının edinim tarihleri ve ne şekilde edinildiğinin tespiti, mal varlıklarındaki aktif ve pasiflerin birlikte değerlendirilmesi amacıyla biri bankacı, biri yeminli mali müşavir veya hesap uzmanı ve biri de sanığın aile fertleriyle birlikte yaşam tarzına, mesleki durumuna ve sosyal seviyesine göre (yiyecek, giyecek, kira, eğitim, telefon faturaları, kredi kartı gibi) normal bir ailenin ihtiyaç duyduğu harcamaları ile yasal gelirleri yönünden denetime imkan verecek şekilde karşılaştırma yapabilecek uzman kişiden oluşacak bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınarak, sanıkların savunmaları da değerlendirilip, edinimlerinin tamamının veya bir kısmının haksız mal edinme niteliğinde olup olmadığı, görevleriyle bağdaşmasa dahi, görevleri dışında gelir getiren faaliyetleri nedeniyle elde edilmesi söz konusu olabilecek kazançlarının da malvarlığıyla orantılı olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda ayrıntılı dökümler içeren rapor aldırılmadan ve dosya arasında bulunan iki rapor arasındaki mevcut çelişkiler giderilmeden ve sanık ...'ın fındık gelirlerinin hesaplanması için ziraat yüksek mühendisi tarafından 26/10/2011 tarihinde alınan bilirkişi raporu ile sanığın kazancını belgeleyen makbuz tutarlarının çelişkili olduğu anlaşılmakla, ilgili Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden suça konu yıllara ilişkin resmi maliyet giderleri çizelgelerinin temini ile konusunda uzman fındık eksperinden, sanık savunmaları da göz önünde bulundurularak ek rapor alınmadan, eksik kovuşturma ile karar verilmesi, b) Sanık ...'e ... isimli kişinin sanığın banka hesabına 31/01/2007 tarihinde 3.000 TL para yatırması nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçundan TCK'nın 257/1-3. maddesi uyarınca cezalandırılması için 26/02/2010 tarih ve 2056 sayılı iddianame ile açılan dava sonunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2010 gün ve ... esas sayılı dosyasında sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmakla, 3628 sayılı Yasaya aykırılık suçundan dolayı açılan dava konusu edilmeyen ve başka bir iddianame konusu teşkil eden sanığın banka hesabına ... isimli kişi tarafından yatırılan 3.000 TL paraya ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasının, eylem nedeniyle soruşturma aşamasında evrakın tefrik edildiği gözetilerek soruşturma akıbetinin araştırılması, dava dosyasının getirilip incelenmesi ve verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılması, kesinleşmemiş ise dosyaların birleştirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken noksan kovuşturmaya dayalı olarak söz konusu paranın haksız mal edinme suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle mahkumiyet hükmü tesisi, Kabule göre de; a) 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasasının 15.maddesindeki "müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklılığa ilişkin güvenlik tedbirinin", 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 5. maddesi gereğince uygulanamayacağının gözetilmemesi, b)Mahkumiyet hükmü kurulmasına karşın gerekçe gösterilmeksizin müsadere isteminin reddine karar verilmesi suretiyle çelişki yaratılması, c) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla