İçeriğe geç
AC
19. Ceza Dairesi Esas: 2017/2979 Karar: 2017/5720 Tarih: 2017

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/2979 K.2017/5720

19. Ceza Dairesi 2017/2979 E. , 2017/5720 K. "İçtihat Metni" 4208 sayılı Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet suçundan sanık ...’nun, anılan Kanun’un 2/b delaletiyle 7. ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 8.333,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile ceza

Karar Özeti

19. Ceza Dairesi 2017/2979 E. , 2017/5720 K. "İçtihat Metni" 4208 sayılı Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet suçundan sanık ...’nun, anılan Kanun’un 2/b delaletiyle 7. ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 8.333,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile ceza

Karar Detayı

19. Ceza Dairesi 2017/2979 E. , 2017/5720 K. "İçtihat Metni" 4208 sayılı Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet suçundan sanık ...’nun, anılan Kanun’un 2/b delaletiyle 7. ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 8.333,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/03/2015 tarihli ve 2007/1293 esas, 2015/178 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı'nın 16/10/2015 gün ve 66572 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08/12/2015 gün ve KYB.2015-350147 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1- Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/10/2006 tarihli ve 2004/289 esas, 2006/231 sayılı kararıyla mahkum olduğu ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği anlaşılan 6.060,00 Türk Lirası paranın müsaderesine karar verildiği, sanığın savunmasında paranın uyuşturucu madde ticareti sonucu elde edilmediğini, kayın validesi tarafından kendisine evlilik hazırlığı üzerine verildiğini beyan etmesi üzerine, sanık hakkında Zeytinburnu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından söz konusu İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/10/2006 tarihli ve 2004/289 esas sayılı kararına konu paranın uyuşturucu madde ticareti sonucu elde edildiğinden bahisle 4208 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, bununla birlikte sözkonusu suçu tanımlayan 4208 sayılı Kanun’un 2/b maddesinde yer alan, “Karapara Aklama Suçu: Türk Ceza Kanunu'nun 296'ncı maddesinde belirtilen haller haricinde, bu maddenin (a) bendinde sayılan fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen karaparanın elde edenlerce meşruiyet kazandırılması amacıyla değerlendirilmesi, bu yolla elde edildiği bilinen karaparanın başkalarınca iktisap edilmesi, bulundurulması, elde edenlerce veya başkaları tarafından kullanılması, kaynak veya niteliğinin veya zilyet ya da malikinin değiştirilmesi, gizlenmesi veya sınır ötesi harekete tabi tutulması veya bu hareketin gizlenmesi, yukarıda belirtilen suçların hukuki sonuçlarından failin kaçmasına yardım etmek amacıyla kaynağının veya yerinin değiştirilmesi veya transfer yoluyla aklanması veya karaparanın tespitini engellemeye yönelik fiilleri... ifade eder” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2- Lehe kanun değerlendirilmesi yapılırken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. madde ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenerek, karma uygulama yapılmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/03/2015 tarihli ve 2007/1293 esas, 2015/178 sayılı kararının CMK'nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2015 tarih ve 2007/1293 E. - 2015/178 K. sayılı hükmüyle verilen erteli bir yıl sekiz ay hapis 8333 TL. adli para cezasının kaldırılmasına, bir nolu taleple ilgili verilen bozmanın konusu itibariyle iki nolu bozma talebiyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla