KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2017/5702 E., 2018/219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Gerekçeli kararın başlığında birleşen dava dosyalarının şikayetçilerinin isimlerinin yazılmaması,
2- İcra emirlerinin 27/04/2011 ve 13/07/2011 tarihinde borçlu şirketin vekiline tebliğ edildiği anlaşılmakla, ilamlı icra takibinde hukuki sonuç doğurması bakımından ilamda yazan borçlu vekiline tebligat yapılması yasal ise de ceza hukuku bakımından cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak, şikayet olunan asıl borçluya değil de borçlu vekiline icra emri tebligatının, cezai sorumluluk bakımından hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
1-Birleşen dosyalarda birden fazla şikayetçi bulunması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 43/2 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Temel cezanın tayininde gerekçeye yer verilmemesi,
3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/A maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumunun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2017/5702, K. 2018/219, 16 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama