KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2005/12013 E., 2006/4493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2006
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Nosu
- 6-486
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, lehdarı davalı olarak görülen bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine takip başlatılmak istenmiş ise de, bonodaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığı ve müvekkilinin davalıya bono da vermediğini belirterek anılan 3.788.000.000 Tl. tutarlı bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı ve davacının kardeşi ... arasındaki ortaklık ilişkisi sona erdirilirken davacı yanca bononun müvekkiline teslim edildiğini, bononun müvekkili yanında keşide edilmediğinden üzerindeki keşideci imzasının da dava dışı ...’e ait olabileceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bono üzerindeki keşideci imzasının dava dışı ...’e ait olduğu bilirkişi raporuyla belirlenmiş ise de, tarafların isticvap edilerek alınan beyanları ve hayatın olağan akışına göre davacı adına bonoyu kardeşi ...’in imzalayarak işlem yapmasının doğal olduğu, ayrıca bono tutarı kadar davacının ortaklık nedeniyle davalıya borçlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Keşidecinin bonoyu imzalayan kişiye kendisi adına bono imzalamaya yetki verdiği de kanıtlanamamıştır. Bu durumda mahkemece davanın kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2005/12013, K. 2006/4493, 26 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama