KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/2197 E., 2006/7197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 21,10,2003
- Nosu
- 173-613
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili aleyhinde Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1998/295 sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında davaya bakan hakim olan davalının tarafsızlığını kaybederek müvekkili aleyhine tedbir kararı verdiğini ileri sürerek 250.000.000 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davacının haksız isnat ve iftiralarda bulunduğunu, hakkında dava açarak haksız yere ağır üzüntü çekmesine vesile olduğunu beyan ederek davanın reddine, HUMK’nun 576. maddesi gereğince lehine manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacı vekilinin vekaletnamesinin genel vekaletname olduğu, hakim hakkında dava açtığı için özel yetkisinin olması gerektiği, verilen süreye rağmen bu eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 4.2.1959 gün ve 14/6 sayılı kararına göre hakimlerin sorumluluğuna ait özel hükümlere dayanılarak tazminat davası açılabilmesi için vekilin vekaletnamesinde bu konuda özel yetki bulunması yasal koşullardandır. Özel yetkisi olmayan vekilin hakime karşı açmış olduğu tazminat davasına müvekkilin sonradan icazet veremeyeceği de Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereğidir.
Somut olayda davacı vekilinin vekaletnamesinde hakim hakkında tazminat davası açma yetkisi bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece HUMK’nun değişik 67. maddesi hükmü gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir(Bkz.Prof.Dr.Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.baskı,cilt 2,sayfa 1300,cilt 6 sh,5853).
Esas:2006/2197 Karar:2006/7197 -2-
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/2197, K. 2006/7197, 30 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama