KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/11136 E., 2008/5734 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, kredi kartı harcamalarından dolayı davalı kefil aleyhine girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davalının aleyhindeki icra takibinin 1.725.20.-YTL. asıl alacak, 163.32.-YTL. faiz, 8.17.-YTL. gider vergisi olmak üzere toplam 1.896.69.-YTL.lik bölümüne yönelik itirazının iptaline, faize faiz yürütülmemek koşulu ile bu miktar üzerinden takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kefaletin geçerliliği yazılı bir kefalet sözleşmesinin ve bu sözleşmede kefalet limiti bulunmasının varlığı koşullarına bağlıdır. Bunun yanında 12.04.1944 tarih, 14/13 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme kararı uyarınca sözleşme içeriğinden kefil olunan belirli bir miktarın saptanabildiği durumlarda da kefalet akdinin geçerli olduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nde kefalet limiti yazılı olmadığı gibi sözleşme içeriğinden kefil olunan bir miktarın bulunduğu da anlaşılamamaktadır. Ne var ki, davacı banka tarafından noter vasıtası ile davalıya gönderilen hesap kat ihtarnamesinde kefalet limitinin 1.000.000.000.-TL. olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekili de temyiz dilekçesinde kefalet limitinin bu miktar ile sınırlı olduğunu kabul edip, kefalet limiti olarak belirtilen bedelin yatırıldığını savunmuştur. Hal böyle olunca, ihtarnamedeki açıklamalar ve davalı vekilinin ihtarnamede kefalet limiti olarak belirtilen miktarı benimsemesi karşısında kefalet limitinin 1.000.000.000.-TL. olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen yönler gözden kaçırılarak delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/11136, K. 2008/5734, 27 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama