İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11490 K.2008/5010

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2007/11490Karar2008/5010Tarih8 Mayıs 2008Okuma3 dk · 673 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/11490 E., 2008/5010 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2008
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

673 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı banka vekili, kredi kartı sözleşmesine dayanarak yapılan takip sonucunda davalının faiz ve diğer fer’i alacaklara itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve %40 oranında inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, âmâ olması nedeniyle yapılan sözleşmenin kendisini bağlamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, taraflar arasında sözleşmenin düzenlendiği 24.3.2005 tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 14,III hükmü uyarınca, davalının akit yapıldığı zaman sözleşme metnine vakıf olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle sözleşmenin bağlayıcı olmadığı, davacı Bankanın Türk Ticaret Kanununun 20,II hükmü uyarınca basiretli bir ... adamı gibi davranması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

Somut olayda uyuşmazlık, âmâ olan davalının, kredi kartından doğan borcundan dolayı sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davalı, kredi kartı sözleşmesinin altındaki imzanın, imza tarihindeki Borçlar Kanunu'nun 14,III hükmüne göre geçersiz olduğunu, hukuken yok hükmünde olan sözleşmeye dayanan kredi kartı borcunun da yok hükmünde sayılması gerektiğini belirterek borca itiraz etmiştir.

Türk Medeni Kanunun 2’nci maddesinin 1’nci fıkrasına göre, “ Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” Dürüstlük kuralı, bütün hakların kullanılmasında ve borçların yerine getirilmesinde hukuka, bir toplumda benimsenen ahlâk anlayışına, örf ve adet kurallarına ve doğruluk ilkelerine uygun davranma, kullanılan hakla ilgili diğer hak sahiplerinde veya borç ilişkisinin diğer tarafında bulunanlarda varlığı olağan olan güven duygusunu zedelememeyi öngören kural olarak nitelendirilebilir (Bkz. Arslan, R.: Medeni Usul Hukukunda Dürüstlük Kuralı, ... 1989, s.23).

Türk Medeni Kanunun 2’nci maddesinin 2’nci fıkrasına göre, “Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Hakkın kötüye kullanılması, dürüstlük kuralının ihlalinin özel bir uygulanma örneğidir. Hakkın kötüye kullanılmasından söz edilebilmesi için hukuk kurallarının tanıdığı bir hakkın bulunması ve bu hakkın dürüstlük kuralına göre belirlenen içeriği, kapsamı ve sınırları aşılarak kullanılması gerekir.

Daha açık bir anlatımla bir hakkın hukuk düzeni tarafından belirlenmiş olan sosyal ve ekonomik amacından saptırılarak kullanılması, hakkın kötüye kullanımı niteliğindedir.

Nitekim 9.3.1955 gün ve 22/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da belirtildiği gibi mümeyyiz olmayan kimse, temyiz kudretini haiz olsa idi aynı surette hareket edecek, yani normal zekalı bir insan dahi aynı tarzda muamele edebilecek idi ise ehliyetsiz olduğundan bahisle muamelenin hükümsüzlüğünü ileri sürememelidir.

5378 sayılı ve 1.7.2005 tarihli Özürlüler ve Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 50’nci maddesinin (c) bendi ile yürürlükten kaldırılan Borçlar Kanunu'nun 14’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasının amacı, görme yeteneğinden tamamen yoksun kişilerin, imzaladıkları sırada içeriğini bildiklerinin ispat edilmesine gerek olmaksızın, kendilerini borç altına sokan hukukî işlemler karşısında korunmasız bırakılmalarının önlenmesidir. Daha açık bir anlatımla Borçlar Kanunu'nun 14,III hükmünün sosyal ve ekonomik amacı, âmâların görme yeteneğinden yoksun olmaları nedeniyle sömürülmelerine engel olmak, içeriğini bilmedikleri hukukî işlemlerle ekonomik çıkarlarının tehlikeye girmesini ve adalet duygularıyla bağdaşmayacak sonuçları önlemektir.

Somut olayda davalı bir kamu idaresinin avukatlığını yapmakta olup, almış olduğu eğitim ve ifa ettiği meslek dolayısıyla, kredi kartı kullanmanın sorumluluğunu, en az günlük hayatta kredi kartı kullanan diğer bireyler kadar bilen veya bilmesi gereken bir konumdadır. Kendisiyle ilgili yaptığı hukukî işlemlerin içeriği hakkında fikir ve bilgi sahibi olmanın ötesinde, bir kamu idaresinin tarafı olduğu hukukî işlemlerin dahi takibini yapmakta ve sorumluluğunu üstlenmekte olup, bu işi de meslek edinmiştir. Bu nedenle bir avukatın, kullandığı kredi kartından doğan borçtan sorumlu olmayacağını ileri sürmesi, hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneğidir.

Öte yandan Borçlar Kanunu'nun 61-66’ncı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalının, davacının aleyhine olacak şekilde kendi malvarlığında meydana gelen sebepsiz zenginleşme oranında sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Sebepsiz zenginleşme hükümleri gözetildiğinde iade borcunun doğması için sözleşmenin geçersiz veya geçerli olmasının da bir önemi bulunmamaktadır.

Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak, gerektiğinde banka kayıtları da dahil olmak üzere tarafların delilleri üzerinde uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılıp, davalının kredi kartı harcamaları sebebi ile sorumlu olacağı miktar konusunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan gerekçelerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.05 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/11490, K. 2008/5010, 8 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/11490
Karar No
2008/5010
Tarih
8 Mayıs 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11491 K.2008/5552
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11492 K.2008/5947
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/11496 K.2008/7838
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11497 K.2008/5553
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11503 K.2008/5554
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11505 K.2008/5555

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.