KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/1632 E., 2007/3909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, icra takibine konulan 15.02.2004 tarihli 27.500.000.000.-TL. bedelli bonodaki imzaların davacıya ait olmadığı ve borç bulunmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespiti ile takip ve bononun iptali ve % 40 tazminat talebine ilişkindir.
Davalı ..., duruşmada davayı kabul etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi olduğunu, başlatılan icra takibine davalı Ahmet’in ödemelerde bulunduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece Adli Tıp uzmanından alınan rapora göre davanın kabulüne, icra takibine konu 15.02.2004 tarihli ve 27.500.000.000.-TL.lık bono nedeniyle davacının davalılara borcu olmadığının tespitine ve bononun iptaline, takibin iptaline, % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davlı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/5. maddesi uyarınca menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde tazminata hükmedilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin hakız ve kötüniyetli olduğunun kanıtlanması ve bu yönde talep bulunması gerekmektedir.
Somut olayda davalı ..., dava konusu senedi lehdarın cirosu ile elde ettiğini ve senetteki keşideci imzasının sahte olduğunu bilebilecek durumda olduğu hususunun kanıtlandığını gösterir delil de bulunmadığına göre, anılan davalının tazminatla sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/1632, K. 2007/3909, 16 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama