KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/3426 E., 2007/8714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı vek.Av....ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı banka ile müvekkili şirket arasında imzalanan 15.01.2003 tarihli sözleşmeye istinaden “dövize endeksli” TL. cinsinden kredi kullandıklarını, geri ödemenin sözleşme hükümlerine göre yine TL. cinsinden kredinin kullandırıldığı tarihteki banka alış kuru dikkate alınarak yapılması gerektiği halde bankanın farklı kur uygulayarak tahsilatta bulunduğunu, fazla tahsil olunan miktarın geriye alınmasını teminen başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, kullanılan kredinin geriye tahsilatında sözleşmenin 21. maddesinin dikkate alındığını, usulsüz bir uygulama olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 21/8 maddesine göre tahsilat yapması gerekirken, sözleşmeye aykırı davranarak davacıdan 28.389.-YTL. fazla tahsilatta bulunduğu ve temerrüdün 24.04.2004 tarihinde oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı bankanın kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak fazla tahsilatta bulunduğunun anlaşılmasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı bankaya keşide olunan 13.04.2004 tarihli ihtarname bir temerrüd ihtarı olmayıp, hesap görülmesini talep eden bir uyarı niteliğindedir. Temerrüde esas ihtarname 12.10.2004 tarihinde keşide olunmuştur. Hal böyle olunca mahkemece 12.10.2004 tarihli ihtarname dikkate alınarak davalı bankanın temerrüde düştüğü tarihin tespiti gerekirken yazılı şekilde temerrüd tarihi tespiti doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/3426, K. 2007/8714, 8 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama