KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/8462 E., 2008/2544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
227 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibari bu isteğin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 29.04.2004 tarihli Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi uyarınca aldığı kredi kartıyla çeşitli harcamalar yaptığını, 26.08.2004 tarihli kredi kartı borcunu 03.09.2004 tarihinde ödediğini, bu ödeme işleminin daha sonra iptal edilerek faizi ile birlikte hesaba dahil edilip müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, icra tehdidi altında müvekkilince 8.000.-YTL. ödemede bulunulduğunu belirterek ödenen 8.000.-YTL.nin davalıdan istirdadına, manevi tazminat ile fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/1. Maddesi “Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 22. ve 23. maddesi hükümleri uygulanır” şeklinde düzenleme öngörmüştür. Bu durumda davaya Tüketici Mahkemesi’nde ya da Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken genel mahkeme sıfatıyla yargılamanın sürdürülüp sonuçlandırılması isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/8462, K. 2008/2544, 17 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama