KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/11328 E., 2009/7156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
- Tarih
- 14/02/2008
- Nosu
- 2007/381-2008/48
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin çeke dayanarak yapmış olduğu takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 40’ından aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin keşidecisi olduğu çekin teknolojik imkanlarla çoğaltılarak piyasaya sürüldüğünü, gerçek olan tek çekin ise karşılığının ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılan davada denetime elverişli ve yeterli bilirkişi raporu esas alınarak davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, çekin sahte olması nedeniyle davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2.maddesi uyarınca “Bu Kanun, 1 inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” Anılan kanunda tüketici, bir mal veya hizmeti ticarî veya meslekî olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmış (m.3/e) olup, tüketici mahkemesinin görevi de bu kanunun uygulanması ile ilgili çıkacak ihtilaflarla sınırlandırılmıştır (m.23,I).
Somut olayda uyuşmazlık çeke dayanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacı da ticari veya mesleki olmayan bir işleme dayandığını iddia etmemektedir. Yukarıda açıklanan hukukî esaslar çerçevesinde tüketici mahkemesinin değil, genel mahkemenin görevli olduğu ve görev hususunun da re’sen dikkate alınması gerektiği gözetilmeden tüketici mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/11328, K. 2009/7156, 15 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama