KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/1278 E., 2008/8900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 18/09/2007
- Nosu
- 194/212
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı Tayfun Gençoğlan ile müvekkili banka arasında akdedilen kredi kartı üyelik sözleşmesini davalıların garanti eden sıfatı ile imzaladıklarını, sözleşmeden doğan borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını, imzalandığı tarihteki limitin ödenmesi ile kefalet sözleşmesinin ortadan kalkacağını, müvekkillerinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre dava konusu kredi kartı üyelik sözleşmesini davalıların müteselsil kefil olarak imzaladıkları, takibe esas kredi sözleşmesinde herhangi bir kredi limitinin belirlenmediği, bankanın tek taraflı olarak düzenlediği ve davalıların imzasını içermeyen kredi kartının harcama limitinin 350.00 YTL olduğuna ilişkin banka şubesi değerlendirme belgesinin sözleşmede limitin belirlendiği sonucunu doğurmayacağı, bu durumda BK’ nun 484.maddesi gereğince kefillerin mesul olacağı muayyen bir miktar belli olmadığından kefillerin kefaletinin geçersiz olup, borçtan sorumlu tutulamayacakları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ nun geçici 13.maddesi yollaması ile aynı kanunun 140.maddesi uyarınca davacı bankanın harçtan muaf olduğu düşünülmeden harçla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerine göre, davanın reddi nedeniyle davalılar lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/1278, K. 2008/8900, 26 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama