KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/2527 E., 2008/9998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında kredi ilişkisi bulunduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine müvekkilince davalılar aleyhine takip başlatıldığını itirazlar sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüyle davalıların itirazlarının kısmen iptaline, takibin asıl borçlu ... Ltd.Şti. yönünden 20.599.90 YTL asıl alacak, 4.118.57 YTL işlemiş faiz, 209.42 YTL gider vergisi, 56.93 YTL ihtarname masrafı, davalı ... ... yönünden 21.541.61 YTL asıl alacak 1.431.94 YTL işlemiş faiz, 71.59 YTL gider vergisi, 56.93 YTL ihtarname masrafı üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %46,2 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, asıl alacağın %40’ ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’ nun 45/1.maddesi uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi olan şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir.
Somut olayda asıl borçlu olan davalı şirket hakkında anılan yasa hükmü gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/2527, K. 2008/9998, 24 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama