KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/5465 E., 2009/2692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin ticari işleri nedeniyle keşide edip, dava dışı ... Makine San.ve Tic.Ltd.Şti’ne verdiği çekin, hamilin elinde iken çalındığını, bu nedenle açılan dava sonucu çeklerin iptaline karar verildiğini, bir süre sonra çalıntı çeklerden müvekkiline ait olan çekin davalı tarafından icra takibine konulduğunu, çek iptali davasının kesinleşmesi üzerine müvekkilinin bedelini iyiniyetle ... Makine Ltd.Şti’ne ödediğini,takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu iddia ederek müvekkilinin çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, çeki ciro yolu ile edinen müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, takibin kesinleştiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak basit bir araştırma dahi yapmadan çeki 3.şahsa ödediğini ve bu çeke dayalı yapılan icra takibi kesinleştikten 1 yıl sonra müvekkili aleyhine menfi tespit davası açtığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, takip dayanağı çek,ciro yolu ile davalıya geçtiği, keşidecinin çek lehdarına karşı ileri sürebileceği def’ileri hamile karşı ileri süremeyeceği, hamil davalının kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı, dava dışı 3.şahıs tarafından alınan çek iptali kararının davalı hamili etkilemeyeceği, iptal kararında hamilin taraf olmadığını, keşideci olan davacının borçlu olmadığını yazılı belgelerle ispatlayamadığı, takibin itirazsız kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddi ile davalı lehine tazminata hükmolunmuş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık senedin kaybedilmesi nedeniyle iptal kararı alan kişiye ödeme yapan keşideci davacının, senedin hamili durumundaki davalıya karşı sorumlu olup olmadığının, bir başka anlatımla borçtan kurtulmuş sayılıp, sayılmayacağının saptanması yönünde toplanmaktadır. İptali kararını alan kişi elinde senet olmadığı halde, iptal kararını göstermek suretiyle ve hüviyetini ispat ederek borçludan ifayı talep hakkına sahiptir.
Ödemede bulunduğu şahıs gerçek alacaklı olması dahi, mevcut iptal kararına güvenerek yaptığı ödeme ile borçlu borcundan kurtulur. (TTK 558/2 maddesi) Davacının (iptal kararı hamilinin) gerçek alacaklı olmadığını bildiği veya bu hususta hileli davrandığı kabul edilebildiği takdirde yaptığı ödemenin borçluyu borçtan kurtarması ise mümkün değildir.(Prof Dr.Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, sayfa 277)
Mahkemece, açıklanan ilkeler çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/5465, K. 2009/2692, 3 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama