KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/9580 E., 2009/841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün bir kısım davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... gelmiş, karşı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yargılamanın devamında davacı ile davalılardan ...; ...; ...; ... ve ... (aynı zamanda ... mirasçısı olarak) arasında “protokol ve ibra” sözleşmesi imzalanmış ve davacı anılan kişileri 08.05.2007 tarihi itibariyle “gayrı kabili rücu” olarak ibra etmiştir. Mahkemece açıklanan ibraname gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Diğer davalılar ... Ltd.Şti;...A.Ş, ...A.Ş, ..., ..., ... mirasçıları ..., ...; ...’ın temyizine gelince;
Hükmüne uyulan bozma ilamında asıl borçlu yönünden ipotekle teminat altına alınan alacak miktarı düşüldükten sonra kalan kısım için ilamsız icra takibi yapılabileceği açıklanmış yargılama sırasında teminat ipotekleri 29.350.TL bedel ile paraya çevrilmiştir. Bu durumda yapılan bu tahsilat gözetilerek davalıların takipteki sorumlulukları tespit olunup buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/9580, K. 2009/841, 9 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama