KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/10033 E., 2010/6628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılardan ...’nun müvekkili şirketin çalışanı iken, müvekkili şirketten olan doğmuş ve doğacak alacaklarını alarak şirketten ayrıldığını, satış bedeline karşılık şirket ortaklarının şahsi imzalı, şahsi borç yükümlülüğünü içeren muhtelif meblağlarda 110.000 TL tutarında senet aldığını ve düzenlenen protokolde açıkça alacağının kalmadığını belirtmesine rağmen 30.04.2008 vadeli ve 31.05.2008 vadeli senetleri icraya koyduğundan 30.06.2008 vadeli 5.000 TL bedelli, borçluları ... ve ...,
lehdarı da ... olan senedin de takibe konulacağı kaygısını taşıdığını bu senet nedeniyle müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını bildirerek 30.06.2008 tarihli ve 5000 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, senedin icra takibine konu edilmesi halinde %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., dava konusu borcun davacı şirkete sunduğu teknik danışmanlık hizmetinden kaynaklanıp senedin de bu sebeple düzenlendiğini, dava konusu senedi ... isimli şahısa ciro ettiğini, davacı şirketin de senet bedelini ...’ya ödeyip senet aslını teslim aldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Mak.Ltd.Şti. yetkilisi ... davalı şirketin dava ile bir ilgisinin bulunmadığını, davaya konu bononun şahsi alacağı için davalı ... tarafından kendisine ciro edildiğini, senet borçlularının senet bedelini ödeyerek senet aslını da aldıklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, 04.07.2007 tarihli protokolde davalı ...’ın davacı şirketteki her türlü hakkını şirket ortakları ... ve ...’a devrettiği ve davacı şirketten alacağının kalmadığının yazılı olması nedeniyle davalının şirketten alacağının senet ile ödendiği, senedin şirketin ortakları ve yetkilileri olan ... ve ...’ın senedi ikişer kez imzalayarak hem kendilerini hem de davacı şirketi borçlandırdıkları, böylelikle davacı şirketin borçtan sorumlu olmadığı iddiasının inandırıcı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/10033, K. 2010/6628, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama