KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/11248 E., 2010/7615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 01.07.2009
- No
- 656-341
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, faturalar içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de, bedelinin ödenmediğini aleyhine girişilen takibe davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince satın alınan mal bedelinin ödendiğini ve davacıya borcu bulunmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davalının kendi defterlerinde kayıtlı bulunan fatura bedellerini ödediğini ileri sürerek bu savunmasını kanıtladığı, davacının ise daha fazla mal sattığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %40’ı oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takibi on iki adet mal satış faturasına dayandırılmıştır. Davalı vekili gerek icra takibine yönelik itiraz dilekçesinde, gerekse mahkemedeki savunmasında hiçbir ayrım yapmadan müvekkilinin tüm fatura bedellerini ödediği yönünde savunmada bulunmuştur. Bu durumda ispat külfeti ödeme savunmasında bulunan davalı taraftadır. Mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek icapsız yemine de dayanılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş davalı tarafa ödeme savunmasını kanıtlamaya elverişli delillerini sunma olanağı tanınıp, deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulmasından ibaret olmalıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/11248, K. 2010/7615, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama