KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/11409 E., 2010/7886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 21.04.2009
- No
- 492-308
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketten faturaya konu alacağının bir kısmının ödenmemesi nedeniyle 9.267.70.-TL için icra takibi başlatıldığını, davalının 1.501.-TL ödeme yaparak kalan kısmına itiraz ettiğini, ödeme sonrasında 2.000.-TL alacağın kaldığını belirterek bu miktar için yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin borcun tamamını ödemesine rağmen elden ödenen 1.501.-TL’nin tekrar icra dosyasına ödendiğini, borcun geri kalanının ödendiğine dair banka havale makbuzlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini ve %40 tazminatı istemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, banka havalesi ile yapılan ödemelerin borç nedeniyle yapıldığı, davalının 0.20.-TL borcunun kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı vekilinin 26.02.2008 tarihli beyanı da gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Takip konusu borcun takipten önce ödendiği, davacı vekilinin 26.02.2008 tarihli oturumda imzası ile tasdik ettiği beyanından da anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece ödenen borç hakkında takibe girişilmesinde alacaklının kötüniyetli olduğunun kabulü ile İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, davalının bu yöndeki talebi hakkında bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/11409, K. 2010/7886, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama