KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/12084 E., 2010/2257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat-alacak-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av...., Av.... ve Av.... ile davalı vek.Av.... gelmiş, diğer davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı-karşı davalı vekili, davalı ... ile ... aleyhine açtığı 2001/1087 esas sayılı davada davalıların birlikte hareket ederek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalı şirkete reklam, tanıtım, katkı payı adı altında fazla ödeme yapıldığını, bu fazla ödemenin tahsili ile 24.08.2000 tarihli sözleşmenin geçersiz sayılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili müvekkilinin ibra edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin diğer davalı ile işbirliği yaptığı iddiasının doğru olmadığını, ...’un yetkili olarak sözleşmeyi imzaladığını ve bu sözleşmenin geçerli olduğunu, davacının haksız talep ve uygulamaları nedeniyle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek, asıl davanın reddini savunmuş, açtığı karşılık davayla maddi tazminat, portföy tazminatı ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davacı-karşı davalı vekili, birleşen 2001/1219 esas sayılı dosyada davalıların elbirliği ile müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını ve 24/08/2008 tarihli sözleşmenin yok sayılmasını, uğranılan zararın tazminini; birleşen 2002/126 esas sayılı dosyada davalı ...’ın elinde bulunan demirbaşları iade etmemesi nedeniyle fatura edilen demirbaşların bedelinin tahsili amacıyla yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri birleşen dosyalardaki davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, 24/08/2000 tarihli ek sözleşmenin geçerli ve bağlayıcı olduğu, söz konusu sözleşmenin geçerliliği kabul edilen önceki sözleşmelerden önemli bir farkının olmadığı, kaldı ki 10 aydır ifa edilen bir sözleşmenin daha sonra geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, şirket müdürünün imza yetkisine getirilen kısıtlamanın tescil ve ilan edilmemesi nedeniyle 3.kişilere karşı geçerli olmadığı,
davacı şirketin genel müdürü olan ...’un sorumluluğunun yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna paralel olarak düzenlendiğini, (TTK’nun 342-336 vd.) 07/04/1999, 24/03/2000, 29/03/2001 tarihlerinde yapılan olağan Genel Kurul toplantılarında yönetim kurulunun ibra edildiği, bu nedenle genel müdürün şirkete karşı ibra edildiği dönem için sorumlu olmayacağı, sorumluluk davasının ancak alacaklılar tarafından veya ibra kararına muhalif ortaklar tarafından açılabileceği belirtilerek asıl davanın (2001/1087) reddine;
davalı- karşı davacı ... şirketinin açtığı karşılık davada, davacı-karşı davalının haksız olarak ve sözleşmede öngörülmemesine rağmen 1.200.000 TL ek teminat talep ettiği, sözleşmeyle kabul ettiği %14’lük iskontoyu uygulamadığı, ayrıca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da yasaklanan olumsuz davranışlar içine girdiği, bu nedenle davalı-karşı davacının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedenlere dayandığı belirtilerek karşı davanın kısmen kabulüne; davacı-karşı davalı vekilinin açtığı birleşen 2001/1219 Esas sayılı dosyadaki tazminat isteminin taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu 24/08/2000 tarihli sözleşmenin geçerli olması,
birleşen 2002/126 esas sayılı dosyada, talep konusunu oluşturan servis malzemelerinin davalı-karşı davacıya teslim edildiğinin ispatlanamaması nedeniyle birleşen bu iki davanın da reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/12084, K. 2010/2257, 3 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama