İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/174 K.2009/7076

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı…

Esas2009/174Karar2009/7076Tarih14 Temmuz 2009Okuma4 dk · 882 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/174 E., 2009/7076 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Temmuz 2009
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Tarih
23.10.2008
Nosu
200-358
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

882 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ...Av.Murat Sacit Koçak ile davalı ...Av.Gülgin Erol'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine Genel Kredi Sözleşmesi’ne kefil olduğundan bahisle ilamsız icra takibi yaptığını, müvekkilinin tutuklu olması nedeniyle takibe itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin bu borçtan sorumlu olmadığını, geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını, sözleşmeyi kefil olarak değil, sözleşmenin akdi esnasında asıl borçlu ve diğer kefillerin yanında hazirun olarak imzalandığını, icra dosyasında talep edildiği kadar borcun olmadığı gibi, temerrüde de düşürülmediğini belirterek, davalı bankaya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, esas yönünden de dava dışı Salih Özden ile müvekkili banka arasında Genel Kredi sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşmeyi müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, bankacılık uygulamasında hazirun/tanık imzasına ilişkin bir kural ve teamül bulunmadığını, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre kanıtlanamayan davanın ve davalının yasal şartları oluşmadığından talep ettiği icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Davalı banka temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçenin HUMK.nun 433. maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde düzenlenmediği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmektedir.

2-Davacı vekilinin temyizine gelince;

Davacı yan, dava dilekçesinde ortada geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını bildirmiş, yargılamanın ilerleyen safhalarında dava dilekçesinde dayandığı bu iddiasını açıklayıcı mahiyette beyanlarda bulunmuştur. Bu nedenle davacının iddiasını genişletmiş olduğu, davalı tarafın buna karşı çıktığı gerekçesiyle davacının sorumlu tutulmasına ilişkin yerel mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığı gibi, B.K.nun 483 vd.maddeleri gereğince kefil kredi sözleşmesinde belirtilen kefalet limiti veya sözleşmedeki limit ile kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur.

Somut olayda, davacının kefil olarak imzası bulunan sözleşmenin 2004 yılında imzalanmış olduğu tarafların kabulünde olup, nitekim davalı banka vekili 08.10.2008 havale tarihli dilekçesinde, sözleşmenin 2004 yılında imzalandığını ve bu sözleşme gereği olan kredilerin de 2004 yılının sonlarında kullandırıldığını beyan etmiştir.

Dosya içerisinde mevcut kredi sözleşmesinde düzenleme tarihi olarak 2004 yılı gösterildiği halde, sözleşme tutarı bir başka deyişle sözleşmeden anlaşılan davacı kefilin sorumlu tutulacağı miktar ise “YTL” olarak gösterilmiştir. Nitekim davalı vekili, bu bedeli daha sonra banka kayıtlarına göre “YTL” olarak yazıldığını bildirmiştir.

5083 Sayılı Yasa gereğince, ülkemizde para birimi 01.01.2005 tarihinden itibaren “YTL” olarak düzenlenmiştir.

Somut olayda, 2004 yılında düzenlenen ve imzalanan kredi sözleşmesine 2005 yılında yürürlüğe giren “YTL” cinsinden bedel gösterilmiş olması kredi sözleşmesinin düzenlendiği sırada kefilin sorumlu olacağı miktarın olmadığının açık göstergesidir.

Kefaletin geçerlilik koşullarından biri de kefalet edilen miktarın sözleşmede belirtilmesidir.

Sözleşmenin imzalandığı anda yürürlükte olmayan “YTL” cinsinden limit yazılmış olması kefalet limitinin bilinmediğini göstermektedir.

Mahkemece, açıklanan bu yönler gözetilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı olduğu gerekçe ile hüküm tesis edilmesinde isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.07.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Aşağıda belirtilen gerekçelerle sayın çoğunluğun bozma kararına karşı oyumdur.

Davacı, dava dışı üçüncü şahıs lehine kullandırılan kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlusu olarak imzaladığı Kredi Genel Sözleşmesi’nin tanık (Hazirun) sıfatı ile imzaladığını savunmuş, ancak daha sonra ise Kefalet Sözleşmesi’nin geçerli olmadığı yolundaki savunmasını genişleterek sözleşmenin boş olarak imzalandığını ileri sürmüş ve davalı banka tarafından savunmanın genişletilmesi itirazında bulunulmuştur.

a)Davacının önce hazirun, sonra ise savunmayı genişleterek kefaletin geçersiz olduğunu savunması karşısında davalı savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediğini belirtmiştir. Vakıaların genişletilmesi ve değiştirilmesi savunmayı genişletme niteliğinde olup; mahkemenin kendiliğinden (re’sen) incelemesi gereken hususlar içinde de değerlendirilemeyeceği; başka bir deyişle, bu savunmaya itibar edilerek YTL-TL bölümüne bu savunma sebebiyle temyiz incelemesinde tetkik ve bakıldığından değerlendirmeye alınamayacaktır (Prof.Dr.B.Kuru C.2.İst.2001.Sh.1804, 1831, 1839).

Bu bağlamda davacının iddiasını getirdiği kefaletin sınırının sonradan belirtilmemiş olması hususu incelenemeyecektir (Cengiz Kostakoğlu Banka Kredi Sözleşmesinden Doğan Uyuşmazlıklar 1995 Ankara sh.12-13) (Prof.Dr.S.Reisoğlu Kefalet Ankara 1992 Sh.57-58, 115, 120).

Zira davacının dilekçesinde açıkça kefil olduğunu belirten ibarelere yer verilmiştir.

Kredi sözleşmesinin şekle bağlı olmaksızın oluşumu, kredi müşterisi ile banka yönünden geçerli olup, kredi borçlusunun kefilleri yönünden ise geçersizdir. B.K.nun 484. maddesinde bu değerlendirmeyi aynı yasanın 487/2. maddesinde ise “Bu babın hükümleri, bu nevi kefalete de tatbik olunur” hükmünde bulunmuştur.

Yasanın bu hükümlerine göre, kefaletin geçerliliği için iki koşulun birlikte olması gerekmektedir. Kefaletin yazılı olması ve kefalet edilen miktarın sözleşmede açık bir şekilde belirtilmesi gereklidir. Buna uygulamada kefalet limiti de denir.

Ancak, yapılan kredi sözleşmesinde, kredi limitinin bulunmaması halinde sözleşme borçlu yönünden geçerli ise de kefil yönünden kefalet sorumluluk miktarını içermediğinden kefilin sorumluluğu doğmaz.

Kırılma noktasının ise şu şekilde gösterilmesi gerekecektir;

Kredi sözleşmesinde müteselsil kefil için sözleşmede ayrıca bir kefalet limitinin olmadığı hallerde, geçerli bir kefalet mevcut olup, sözleşmedeki kredi limitinin kefalet limiti olarak (kefaleti de içerdiği) kabul olunmalıdır (C.Kostakoğlu a.g.e.sh.43, 44-İçtihatı Birleştirme Kararı 12.04.1944 gün 14/13. sayılı karar) (HGK. 04.07.2001 gün 19-534 E. 583 K.).

Kefalet limitinin Kredi Genel Sözleşmesi’ndeki miktara eşdeğer olarak kabulü neticesinde davanın reddine dair kararın onanması görüşündeyim.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/174, K. 2009/7076, 14 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/174
Karar No
2009/7076
Tarih
14 Temmuz 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/175 K.2009/7077
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/175 K.2009/13882
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/176 K.2009/7078
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/178 K.2009/5098
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/178 K.2009/6987
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/194 K.2009/298

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.