KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/2966 E., 2010/1334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye HukukMahkemesi
- Tarih
- 1.12.2008
- Nosu
- 607-1455
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine senede dayalı olarak takibe geçtiğini, oysaki senetteki imzaların müvekkilleri Mümin ve ...’ın eli ürünü olmadığını, davalının senedi adı geçen müvekkillerinin oğlu olan diğer davacı müvekkili ...’a cebir ve şiddet altında sahte olarak düzenlettirdiğini, davalının bu nedenle Bakırköy 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/48 sayılı dosyası ile uzun süre tutuklu kaldığını ve halen yargılamanın devam ettiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıların aynı iddia ile daha öncede menfi tespit davaları açtıklarını, ancak davaların açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacı ...’ın diğer davacıların oğlu olup, icra müdürlüğünde borcu kabul edip ödeme taahhüdünde bulunduğunu, davacıların kötüniyetli olarak borçlarını ödemekten kaçındıklarını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın bonoya ilişkin menfi tespit talebini içerdiği yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 17.10.2008 tarihli raporda dava konusu senetteki davacılar Sümer ve Mümin Yılmaz’a atfen atılan imzaların adı geçen davacılara ait olmadığının tespit edildiği, diğer davacı ... yönünden ise senedin zorla imzalatıldığı hususundaki iddianın B.K.nun 31. maddesi uyarınca (1) yıl içinde ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın davacılar ... ve Mümin Yılmaz yönünden kabulüne, diğer davacı ... yönünden ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senette lehtar olarak görünen davalı ... hakkında zorla senet imzalatmak suçundan Bakırköy 4.Ağır Ceza ve Bakırköy 6.Ağır Ceza Mahkemelerinde davalar açıldığı ve halen derdest olduğu görülmüştür. Davacı ...’ın Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 9.12.2004 tarihinde alınan ifadesinde, dava konusu 15.1.2004 vade tarihli 32.000.000.000.-TL. bedelli senedin kendisinden zorla ve tehditle alındığını belirtmiştir. Bu durumda mahkemece adı geçen Ağır Ceza Mahkemesindeki devam eden dava dosyaları ile davamızın konusunu oluşturan senedin ilgisinin saptanması halinde ilgili ceza davasının sonucunun beklenip tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/2966, K. 2010/1334, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama