KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/2970 E., 2010/770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 11.02.2008’de haciz konulan ... plaka sayılı aracın, 18.09.2007’de noterde yapılan sözleşme ile davacı tarafından satın alındığını ve bu tarihte mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiğini” belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, üçüncü kişinin satın aldığı aracın, yasal süresi içinde tescilini yaptırmakta kusurlu olduğunu,satışın takibe dayanak çek tarihlerinden kısa bir süre yapılmasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket edildiğini gösterdiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu ... plaka sayılı aracın satışının hacizden önce yapıldığı,muvazaa olgunu gösteren bir kanıtın da bulunmadığı” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı (alacaklı) vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında dava değeri mahcuzun değeri ile alacak miktarından hangisi az ise ona göre belirlenir.
Somut olayda takibe dayanak alacak miktarı 5.435,99.-YTL olup aracın satış bedelinden düşük olduğundan nispi karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin bu miktar üzerinden hesaplanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/2970, K. 2010/770, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama