KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2972 E., 2010/1034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında davaya konu 107 ada 30 parsel sayılı taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı ... vergi kaydına, miras hakkına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK’un 45.maddesi hükmünde, aralarında bağlantı bulunması halinde aynı mahkemede görülmekte olan davaların davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden birleştirilebileceği, davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantının varsayılacağı açıklanmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 5, 10, 27 ve 28. maddeleri hükümleri ile davalı taşınmaz mal tutanaklarının kadastro mahkemesine devri hakkında yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde kadastro davalarında yargılama yapılabilmesi için fotokopi ile yetinilmemesi, kadastro tutanakları ve dayanak belgelerin asıllarının dosya içine getirtilmesi gerekir.
Somut olaya gelince davacı taraf dava dilekçesinde davaya konu taşınmazın atalarından kendisine intikal ettiğini öne sürerek tapu kaydına, vergi kaydına, irsen intikale dayanarak dava açmıştır. Sağ olduğu belirlenen babasından kendisine ne şekilde ve hangi hukuksal nedene dayanarak intikal ettiğini açıklamamıştır. İntikal miras yoluyla olabileceği gibi bağış, satış gibi diğer hukuksal yollarla da olabilir.
Taşınmazın babasının bağış veya satışı nedeniyle davacıya intikal ettiğinin belirlenmesi halinde davacının dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunacağı kuşkusuzdur. Ne varki mahkemece dava sadece miras yoluyla intikale dayanılarak açılmış gibi kabul edilmiş, babasının sağ olduğunun belirlenmesi üzerine de davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi davacıya açıklattırılıp taşınmazın hangi hukuksal nedenle babasından kendisine intikal ettiği saptanmadan davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından söz edilemez ve bu nedenle davanın reddine karar verilemez.
Hal böyle olunca mahkemece öncelikle davacı tarafa taşınmazın hangi hukuksal nedenle babasından kendisine intikal ettiği sorulup saptanmalı, taşınmazın kadastro tutanağı ve dayanağı belgelerin asılları Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, başka bir dosyada davalı olup olmadığı incelenmeli, davalı ise kadastro mahkemesindeki diğer dava dosyası veya dosyaları da getirtilmeli, aynı sebepten doğan davalar veya davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında bağlantı bulunacağı,
davalardan biri hakkında verilen hükmün diğer davanın sonucu etkileyeceği gözetilerek dava dosyalarının az yukarıda açıklanan usulün 45 ve devam eden maddeleri hükmüne göre birleştirilmesi gerektiği düşünülmeli, davacı tapu ve vergi kaydına da dayandığına göre dayandığı kayıtların tarih ve sayısı davacıdan sorularak ilk tesis ve tedavülleri, varsa haritası ile birlikte tapu kaydı ve vergi kaydı ilgili yerlerden getirtilmeli, tapu ve vergi kaydının davacı adına mı, davacının babası veya miras bırakanları adına mı olduğu incelenmeli, bu yolla davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı duraksamasız saptanmalı,
davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığının belirlenmesi halinde şimdiki gibi husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmeli aktif dava ehliyeti bulunduğunun belirlenmesi halinde ise öncelikle taşınmazın tespit sırasında mera niteliğiyle sınırlandırıldığı da dikkate alınarak taşınmaz başında keşif de yapılmak suretiyle taraflarca gösterilen ve gösterilecek tüm deliller toplanmalı, yöntemine uygun biçimde tahsisli ve kadim mera araştırması yapılmalı, davacı tarafın dayandığı tapu ve vergi kayıtları mahalline uygulanmalı, taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olup olmadığı,
davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davanın esası yönünden bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2972, K. 2010/1034, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama