KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/5561 E., 2010/2862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile 24.12.2004 tarihinde yapılan kira satış sözleşmesinde satacağı makine için kararlaştırılan bedelin 14.000 Euro olduğunu, takibe karşılık gelen çeklerin müvekkiline verildiğini, ancak bu çeklerden sözleşme tarihindeki 1500 Euro’ya karşılık gelen 05.07.2005 keşide tarihli çekin bankaya ibrazında karşılığı olmadığı için tahsil edilemediğini, davalının oyalaması sonucu çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, bakiye alacak için davalı hakkında girişilen icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ispat yükünün davacıda bulunduğunu zamanaşımına uğramış çekin yazılı delil başlangıcı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, temel ilişkiye dayanılarak açılan davada sözleşme ve çekteki imzaları inkar etmeyen davalının borcun ödendiğini savunmasını kanıtlayacak delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının başlattığı icra takibi, yabancı para üzerinden başlatılmıştır. Mahkemece inkar tazminatının yabancı para üzerinden takdiri doğru değildir. Davacı lehine olan icra inkar tazminatı takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanarak hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/5561, K. 2010/2862, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama